Bu yazı 18 Ekim 2012, Perşembe 09:49:29 tarihinde eklendi. 3872 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aşkın POLAT - Köşe Yazısı


Hatırlayın !

Hatırlayın !

14 Ağustos 1996'da KKTC topraklarında Türk Bayrağını yere indirmeye çalışan Rumun başına geleni ve Türk destanını; "11 Ağustos 1996 yılında yolculuğa Batı Almanya'dan başlayan; Batı Avrupalı, Rum ve Yunanlı motosikletliler Kıbrıs'ta sınırları delip, Türk topraklarına girerek, Türk bayrağını indirip yerine Rum bayrağı çekeceklerini açıklıyorlar.

 

Motosikletlilere Rum-Yunan Ortodoks kiliseleri destek veriyor. ABD

Büyükelçisi de iki günde bir Hasan Kundakçı Korgeneral'e gelip,
"Motosikletliler sınırınızı geçip bayrak direğinize bir bez parçası
(Rum bayrağını kastediyor) asacaklar, bundan bir şey olmaz" diyor.
Kundakçı Paşa da ABD Büyükelçisine, "Öyleyse Rauf Denktaş Bey'den izin
alın, ben sessiz kalayım"diyerek onlara zekice bir tuzak kuruyor.
Fakat bu tuzağa düşmeyen Büyükelçi de diyor ki; "O zaman KKTC'yi
tanımış oluruz". Bunun üzerine Kundakçı Paşa, "O halde bizi
zorlamayın. Bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun
kurşunlarım. Onun için sakın sınırda bulunan bayrak direğine çıkıp
Türk Bayrağı'nı indirmeye ve Rum bayrağı çekmeye yeltenmesinler"
çıkışını yapıyor.

 

 

 


Hasan Kundakçı Paşa, Türk askerlerine şunu söylüyor;
'Eğer sınırlarımızı bir kişi geçer, Bayrağımızı indirirse ben
Türkiye'ye dönmem, dönemem. Alnıma tabancayı dayar, dokunurum tetiğe'.
11 Ağustos 1996 günü, işin ciddiyetini anlayan motosikletlilerden en
az yarısı bu işlerden vazgeçiyor, ortada sadece Rum ve Yunanlılar
kalıyor.

 

 

 


14 Ağustos 1996 günü 35-40 fanatik Rum ve Yunanlı, hududumuzu delip
Bayrağımızı indirmeye kalkınca, bayrak direğine tırmanan bir Rum, Türk
Bayrağına dokunamadan tek kurşunla yere indiriliyor. Bu fanatiklere
destek veren iki İngiliz askeri de kalçalarından vuruluyor.
Korgeneral Hasan Kundakçı anlatır:

 

 

 


- Olaydan on dakika sonra odamda oturuyordum, BM Barış Gücü Komutanı
Tuğgeneral ve BM Kurmay Başkanı İngiliz Albay geldi:
- Sayın Generalim, çok kötü şeyler oldu. Bayrak direğine çıkan bir
kişi öldü ve iki de İngiliz askeri kalçasından yaralı.

 

 

 


- Onlara dedim ki; 'Sizi kaç gündür uyarıyorum. Bu işe mani
olabilirdiniz, olmadınız, üstelik o vurulan İngiliz askerleri de
motosikletli fanatiği direğe doğru yönelttiler. Engel olabilirlerdi,
olmadılar. Merak etmeyin Albayım, biz iki İngiliz askerini uyardık.
İsteseydik öldürebilirdik, sadece uyardık, öldürmedik. Onun için
kalçalarından kurşunladık.'

 


BM Kurmay Başkanı Albay:
- Ölebilirlerdi Generalim, diye yüksek sesle konuştu.
İngiliz Albay küstahlaşınca, Kundakçı Paşa odadaki havalı tabancayı
alır. Albaya der ki; 'Yan taraftaki hedefi yenile'. Albay şaşkındır
ama hedefi yeniler. Paşa, 25 metreden 5 el ateş eder, 'Oku puanları
Albayım'. Puanlar okunur 50 üzerinden 5 kurşun da 49'a isabet
etmiştir. Biraz önce küstahça konuşan İngiliz Albay şaşırır ve susar.
Korgeneral Kundakçı devam eder, 'Şimdi anladınız mı?.. Türk Bayrağını
indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük.
Sizin iki İngiliz'i öldürmek istemedik, sadece uyardık'..."
Büyük Devlet vizyonunun gereği; sağı solu ağlama duvarı haline getirip
salya-sümük ondan bundan medet ummazsınız. Gereğini gerektiğinde yapar
geçersiniz!..

 

 

 

Gazi Aşkın POLAT

Yazdır Paylaş
osman - 2012-12-07 14:38:56
aşkın bey daha önce olcay aymelek hakkında yazdığınız yazıyı okudum.Başından sonuna kadar haklısınız. Kendisinin çalıştığı kurumda da çok kişi dolandırdı.Dolandırdıkları arasında en yakın arkadaşları, kendisine güvenen güvendiği için de karaşeytan tarafından yüklüce dolandırılan insanlar var. Ve her zaman zeytinyağı gibi üste çıkıyor,borçlarını ustalıkla arkadaşım dediği insanlara ödetiyor.Ne yazıkki onun madur ettiği çok insan var.
Diğer Aşkın POLAT Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım