Bu yazı 01 Eylül 2014, Pazartesi 01:01:17 tarihinde eklendi. 1498 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Murat NARİNÇ - Köşe Yazısı


Toplumdaki Yerimiz….

Toplumdaki Yerimiz….
Bazen düşüne durur insan, ödediği bedelin hayatına neler getirip, neler götürdüğünü. Zaman ilerledikçe getirdikleri ile götürdüklerini tartmaya başlar ve bunların muhasebesini yapar.
 
Topluma Gaziliğin ve Şehitliğin maddi getirisi öylesine anlatılmıştır ki… Toplumun sana bakış açısı tamamen değişmiştir ve bunu hayatının her alanında hissetmeye başlarsın. Otobüse binip serbest kartını şoföre gösterdiğinde şoförün sana “beleşçi geldi yine” der gibi bıçaktan keskin o bakışları. Kamu kurumunda çalışan bir Gazi’nin veya şehit yakınının sürekli karşısına çıkan “hadi yine iyisiniz aldınız devleti arkanıza sırtınız yere gelmez” demesi ve “bizde mi gazi olsak” diyerek alay etmesi toplumdaki yerinin ne kadar ucuz ve basit olduğunu hatırlatır durur.
 
Kaybettiklerin kimsenin umurunda değildir. Yirmi yaşında hayatının baharında ödediğin bedel ile hayatının geri kalanını vücudunda arta kalan yüzde beşlik veya onluk kısmıyla yaşama tutunmaya, hayata ve getirdiklerine adapte olmaya çalışırsın ama mücadelenizi ve arkasında ki acıyı kimse fark etmez en yakınınız bile… Umursamamaya ve güçlü olmaya gayret edersiniz. Beden gücünden yoksundursunuz ve manevi gücünüzde her geçen gün azalmaktadır. Tahammül edemez ve sesinizi yükseltmek istersiniz.
 
Bu haykırışı gerçekten yapmak istersiniz, fakat başkası bir düşünüyorsa siz iki düşünmek zorundasınızdır. Hayatın getirdikleri ile zaten mücadele ederken, bu mücadelene yeni güçlükler çıkartanlarla da mücadele etmek zorundasındır.
 
Benim değerlerim vardı diye düşünür durursunuz. Ondan sonra kendi kendinize mırıldanmaya başlarsınız. “Ben bayrak indirilmesin diye öldüm, ben yollarımız kesilmesin diye en değerli varlığım olan canımın büyük bir bölümünü seve seve hiç çekinmeden verdim. Ben ülkemin bölünmez bütünlüğü için vatan millet Sakarya dedim ve ödenmesi gereken bedeli ödedim” diye söylenmeye devam edersiniz. Şu an olsa yine aynı yoldan gider miydim diye düşünürsünüz ve sorunun tek yanıtını tekrar ve tekrar kendiniz verirsiniz “vatan sana canım feda”
 
Doğru bildiklerinizin bu gün yanlış görülmesi, yavaş, yavaş değerlerinizden ve düz çizgilerinizden uzaklaştırmaya başlar sizi. Sonra boş verirsiniz ve sizi idare eden büyüklerinize sormak istersiniz “Gazi ve Şehit’in toplumdaki yeri nedir ve Gazi ve Şehit aileleri için gelişmiş toplumdakiler gibi olmasa da sosyal anlamda nasıl çalışmalarınız var?” dersiniz.
 
Yanıt olarak kanun maddeleri sıralanabilir önünüze, organ bedelleri derecelendirilir… Gözünü farklı olaylarda kaybetti isen kanun numaraların farklıdır ve bu durum maaşlara yansır… Sen evladının, eşinin, çocuğunun tırnağına değer biçemezken birden bire hesap, kitap işlemlerinin içinde bulursun kendini. Artık acımasız bir terazidesindir. Birileri senin organlarına değer biçmektedir. Yaşadığın acı katlanarak artar. Ve devlet büyüklerinin size vereceği yanıtta kısaca “su ve elektrik indirimi yapıyoruz ya da daha ne istiyorsun” olacaktır. Sağlığımı geri istiyorum diyemez yutkunursun.
 
Son yaşanan süreci de umursamamaya çalışırsın. Lakin bölücü başı ve yandaşlarını hemen, hemen her gün yetmedi her saat ekranlarda görmek, ismini duymak yaşadığın travmanın dozunu fazlasıyla artırır. Sonra yine büyüklerine dönersin ve demek istersin ki… “yaşadıklarımız katlanarak artıyor. Siz bu yaşadığımız travmanın dozunu azaltma adına hangi sosyal projeyi ürettiniz veya üretmeyi planlıyorsunuz” dersiniz demesine ama yine cevap alamazsınız. “Daha ne istiyorsunuz” demelerinden çekinirsiniz.
 
Gazi veya Şehit yakını olmanın vermiş olduğu haklı gururu artık içinde dahi yaşamamaya başlarsın……
 
 
Murat NARİNÇ
 
Güneydoğu Terör Gazisi
 
murat_narinc_74@hotmail.com
Yazdır Paylaş
Diğer Murat NARİNÇ Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım