Bu yazı 13 Temmuz 2013, Cumartesi 01:07:49 tarihinde eklendi. 1148 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Murat NARİNÇ - Köşe Yazısı


Unutulduk….

Unutulduk….

Eskiden yani vurulduğum dönemde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yatarken benim gibi gazi olan arkadaşlarımızı ziyarete gelirler ve bizlere maddi manevi bir ihtiyacınız var mı diye sorarlardı. Her ne kadar sık sık yapmasalar da bu davranış içine düştüğümüz o buhrandan ve yaşadığımız o büyük travmadan bir nebze olsun kurtulmamıza ve “bak artık yalnız değiliz, boşuna değilmiş bize değer veriyorlar” dememize neden olur ve gururumuz okşanırdı.

 

Bu hatır sayma biçimi hoşumuza gider sağda solda gururla anlatır ve göğsümüzü kabartırdık. Hele her bayramda veya özel günlerde almış olduğumuz küçücük bir bayram tebrik kartı veya kutlama mesajı içeren küçücük bir not eline şeker verilmiş bir çocuk edasıyla bizleri biz maneviyatı güçlü insanları mutlu ederdi.

 

Yaşadığımız bu kısa mutluluklar yaşamış olduğumuz o ağır travmanın yükünü hafifletir, umutlandırır ve geleceğe umutlu bakmamızı sağlardı. Bize bu mutluluğu yaşatanlara ise yaptıkları bu davranış maddi anlamda hiç mi hiç bir şey kaybettirmez bunun yanı sıra manevi anlamda çok şey kazandırırdı.

 

Hele ailesi ile birlikte evimize gelen bir subayın bizleri o an için ne kadar çok mutlu ettiğini kelimelere dökmek gerçekten imkansız gibi. O kısacık görüşmeler bile yaşama hevesimizi ve yaşama olan bağlılığımızı artırır ve bizleri fazlasıyla mutlu ederdi. Çevremize ise “bakın bizi unutmadılar” mesajı verirdi ve bu durum en azından askerliğe ve askere karşı çevremizin bakışını değiştirirdi.

 

Ama bunun yanında bu güne kadar hiç mi hiç hatır sormayan ve sadece göz önünde olunca akıllarına getirdikleri ve dillerine pelesenk ettikleri o meşhur “sizler için ne yapsak az” sözünü söyleyen siyasiler var.

 

Siyasetin, gücün ve koltuğun sevdasından olsa gerek göz önünde vermiş oldukları mesajı ilk önce onlar unutur ve ellerine aldıkları gücün kudretine bırakırlar kendilerini. Bizlere ise her zaman olduğu gibi umutla bizlere verdikleri sözün gereğini yapmalarını ve hatırlamalarını, daha doğrusu bizleri unutmamalarını beklemek düşer. Bu bekleyiş yaşama tutunma kaygımızı her ne kadar azaltsa ve maneviyatımızı olabildiğince zayıflatsa da o küçücük umudumuzu korur ve haykırırız.

 

Bizi unutmayın!

Bizde varız!

 

Diye ama bu haykırışlarımızın boşuna olduğunu ve duymayacaklarını, hiçbir zaman hatırlamayacaklarını ve hatırladıklarında da sadece kendi çıkarları doğrultusunda hatırlayacaklarını biliriz. Evet hatırlarlar mübarek Ramazan ayında sadece ama sadece kendi vicdanlarını rahatlatma adına vermiş oldukları iftarlarla. Ama bu iftarlar da seçici davranırlar öyle her Gazi olanı, her Şehit annesini veya eşini ve çocuğunu çağırmazlar. Bunu nerden mi biliyorum on sekiz yıldır bir defa olsun çağırmadılar.

 

Yaşadıklarımızı anlamalarını beklemiyorum. Hele empati yapmalarını hiç ama hiç ummuyorum ve artık umursamıyorum da. Bizi neden unuttunuz, neden unutturmaya çalışıyorsunuz ve niye hiç aramadınız diye sormak istemiyorum. Siz bizi unutmuş olabilirsiniz ama biz sizi unutmayacağız hem bu dünyada hem de ahirette…

 

Başta Şehit aileleri ve gaziler olmak üzere tüm İslam alemine Mübarek Ramazan ayının hayırlar getirmesini temenni ederim.

 

Güneydoğu Terör Gazisi

Murat NARİNÇ

murat_narinc_74@hotmail.com

Yazdır Paylaş
Diğer Murat NARİNÇ Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım