Bu yazı 01 Temmuz 2013, Pazartesi 19:44:12 tarihinde eklendi. 921 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Murat NARİNÇ - Köşe Yazısı


İçi Boş Yalanlar…

İçi Boş Yalanlar…

Hep oyalandık, ilgileniyorlarmış gibi gösterilip dışlandık, bu da yetmedi aldatıldık. Bir sürü içi boş kanun ve yasalarla gözlerimizin boyanmasına göz yumduk. Kullanıldık ve “öteki”leştirildik. Bir araya gelmesini beceremedik ve maalesef bizleri kullanarak makam ve mevkii peşinde olanların arkasından koşarak umut ettik.

 

 

 

O saf ve temiz umutlarımızın kırılmasına her defasında müsaade etmemize rağmen yine de umutlarımızı korumaya çalıştık. Ama küçücük umutlarımızı bile kullanmanın yolunu buldular ve onu bile bize çok gördüler. “Siz kimsiniz, nesiniz”diyerek kalan küçücük umut kırıntısını da içimizden söküp aldılar.

 

 

 

Çok gördüler, hakir gördüler. Canımızı; uzuvlarımızı ve bedenimizi bıraktığımız yerdekinden çok ama çok daha fazla yaktılar. Alay ederek yaktılar, bizleri bu duruma düşürenleri bizden çok daha fazla önemsediler ve bizleri dinleme ve muhatap alma gereği bile duymadılar. Halkın önünde yukarı çıkarıp geride ise aşağı indirip örselediler.

 

 

 

Yaşadığımız travmayı umursamadılar. Hele son dönem sürecinin o yaşadıklarımıza getirdiği psikolojik baskıyı hiç ama hiç önemsemediler. Bizlerin onların yaşadıkları üst düzey yaşam standartlarını koruyabilmeleri ve daha yukarıya çekebilmeleri için bedel ödediğimizi ama o çapulcuların onların refahına ve huzuruna kast ettiklerini görmezden geldiler.

 

 

 

Empati yapmadılar, her defasında dile getirmeye çalıştığım ve bir türlü anlamak istemedikleri bizler adına küçücük bir sosyal proje üretmediler ve sanırım üretmeyecekler de. Onların tek amaç ve gayesi bizleri unutturmak, bizleri yok saymaktı. İçi boş, ucuz, basit ve sadece göz doldurmaya yarayan, daha yönetmeliklerini bile yayınlamayı beceremedikleri ve ellerine yüzlerine bulaştırdıkları kanunlarla oyalamak.

 

 

 

“Bu böyle geldi, böyle gidecek” mantığını sindirdiler o tertemiz yüreğimize. Hak ettiğimiz yaşamı değil onların layık gördüğü yaşama mahkum ettiler. 2330, 3713, 5510, 5434 gibi sayılı yasalarla bizleri sınıflara ayırdılar ve amaçlarının bir diğer ayağı olana ulaşarak kendi içimizde kutuplaşmamızı ve farklılıklar oluşturmamızı sağladılar.

 

 

 

Sadece onlar değildi bizleri kullanan, bizlerin adına kurulan dernekler de aynı amaç ve aynı doğrultuda siyasi bir örgütmüş gibi hareket ederek vaat edilen makam ve mevkii hayalleri yüzünden sorunlarımızı sürekli bir kenarda tuttuSorunlarımız ile mücadele eden bir elin parmaklarını geçmeyecek değerli insanları ise makam ve mevkii sevdaları yüzünden türlü çirkinliklerle kendi etraflarında kurdukları çerçevenin dışında tutmaya çalıştılar.

 

 

 

Bizleri bir kez arayın, bir defa bizlere neler beklediğimizi sorun, bizlere ne düşündüğümüzü sorun ve küçücük bir empati yapın. Özellikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı sayın Fatma Şahin lütfen ama lütfen o değerli vaktinden birkaç dakikanı ayır bana veya bizlere, bizleri yok sayma ve bizleri içi boş vaat ve yalanlarla oyalama artık…

 

 

 

Sanırım ayırmayacaksınız vaktinizi ve sanırım ne beklediğimizi dahi sorma gereği duymayacaksınız. Her zaman olduğu gibi içi boş bir dünya da yapayalnız bırakacaksınız bizleri. Ama unutmayın ki, biz her zaman olduğu gibi dualarımıza sarılmaya ve artık bu dualarımızla kalbinizde bizlere karşı bir yumuşama olması için ümit içinde yaşamaya devam edeceğiz...

 

 

 

Gerçekleşmesi umuduyla…

 

 

 

 

 

Güneydoğu Terör Gazisi

 

Murat NARİNÇ

 

murat_narinc_74@hotmail.com

Yazdır Paylaş
Diğer Murat NARİNÇ Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım