Bu yazı 01 Nisan 2013, Pazartesi 15:01:31 tarihinde eklendi. 1143 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hüseyin Hüsnü Çınar - Köşe Yazısı


Nemelazım be sultanım!

Nemelazım be sultanım!

Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayal eder, günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı? Diye derin derin düşünmeye başlar.

 

 

 

Bir yönetim ne zaman çöker?

 

 

 

Bu gibi soruları çoğu zaman sütkardeşi meşhur âlim Yahya Efendi’ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendiye gönderir.

 

 

 

“Sen ilahi sırlara vakıfsın, kerem eyle de bizi aydınlat. Bir yönetim ne zaman çöker? Osmanoğulları’nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olur da izmihlale uğrar mı? Şeklinde mektubunu gönderir.

 

 

 

Güzel bir hatla yazılmış olan mektubu okuyan Yahya Efendi’nin cevabı bir bakıma çok kısa, bir bakıma içinden çıkılmaz bir hal alır.

 

 

 

“Nemelazım be sultanım !”

 

 

 

Topkapı sarayında bu cevabı hayretle okuyan sultan, bir mana veremez. Yahya Efendi gibi bir zatın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek düşünmez. Söylenmeye başlar, acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta? Nihayet kalkar Yahya Efendinin Beşiktaş’taki dergâhına gelir, sitem dolu sorusunu tekrar sorar.

 

 

 

“Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al”

 

 

 

Yahya Efendi duraklar; “Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kalbi mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim.”

 

 

 

“İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım, sadece nemelazım be sultanım demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.”

 

 

 

Yahya Efendi bu cevaptan sonra şu akıl almaz açıklamasını yapar;

 

 

 

“Sultanım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şayi olsa, işitenler de nemelazım, deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa, gizleseler. Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların kimsesizlerin feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal mukadder hale gelir…”

 

 

 

Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdik eder. Sonra da kendisini böyle ikaz eden bir âlime memleketinin sahip olduğu için Allah’a şükreder, bu türlü ikazlardan geri kalmaması için tembihte bulunarak oradan ayrılır… (Bu mektubun aslı halen Topkapı Sarayındadır).

 

 

 

***

 

 

Büyük âlim Yahya Efendi bir tek “nemelazım” kelimesinden koskoca Osmanlı İmparatorluğunun dahi yıkılabileceğini belirtmiş…

 

 

 

Bazı kişiler yakınımızda veya uzağımızda haksızlığa, iftiraya ve zulme uğramaktadırlar. Bizler de bütün bunlara sessiz kalmakta ve “nemelazım” demekteyiz. Ve dahi “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demekteyiz. Nemelazımcılığın sonunun ne olduğu görüleceği gibi, size dokunmayan yılanın sessiz kalmaktan dolayı daha da cesaretlenip, bütün herkesi sokacağı unutulmamalıdır…

Yazdır Paylaş
Diğer Hüseyin Hüsnü Çınar Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım