Bu yazı 17 Şubat 2013, Pazar 12:52:50 tarihinde eklendi. 1002 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Murat NARİNÇ - Köşe Yazısı


Kim Fedakâr

Kim Fedakâr

 

İki bin yedi yılında başlayan ve birkaç defa adı değiştirilerek en sonunda “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” isminde mutabık kalınan açılım süreci sözde Kürt sorununun çözümü adına terör örgütüne ve Meclisteki uzantılarına fazlasıyla taviz verdi ve ülke olarak birçok fedakarlıkta bulunuldu.

 

Sözde Kürt sorununun çözümü adına, ana dilde eğitimin önünün açıldığı, ana dilde savunma hakkının yasalaştığı, ret ve inkar politikalarının ortadan kalktığı bir dönemin içine girdik. Ama bununla beraber terör örgütü elebaşı muhatap alınarak terör sorunun çözümü adına gözlerde çok daha fazla büyütüldüğü bir dönem de başladı.

 

Toplumun büyük bir bölümü gibi ben de akan kanın durmasını, anaların ağlamamasını can-ı gönülden istiyorum ve yüce Allah’ımdan temenni ediyorum. Ama bu fedakârlıklar yapılırken milli ve manevi değerlerimizin göz ardı edilmemesini ve toplumun bu hassasiyetlerinin dikkate alınmasını da fazlasıyla önemsiyorum.

 

Sözde yazarlar, akademisyenler, sosyologlar ve bunları saatlerce ekranlarda konuşturan yandaş medya sayesinde çok farklı bir hava yaratıldı. Kader kurbanı ilan edilen terör örgütüne ve elebaşına karşı acınacak bir tablo çizildi. Öyle ki; yarattıkları suni hava sayesinde onca yuvanın yıkılmasında, onca ocağın sönmesinde sanki bizlerin de payı varmış gibi fütursuzca konuşmalara aman vermeden devam ediyorlar…

 

-Acaba binlerce Şehidimiz ve benim gibi binlerce Gazi, PKK ile mücadele için operasyondan operasyona giderek canlarını ortaya koyarken, bir zaman gelip eli kanlı terör örgütünün masumlaştırılmaya çalışılacağını ve bu günleri de göreceğimizi hiç düşündük mü?

 

-Acaba o elleri öpülesi analarımız biricik evlatlarını devletin vereceği ve sürekli gündemde tutularak dünyalar veriyorlarmış gibi gösterilen üç kuruşluk maaş ve iş için Şehit olsun diye mi askere gönderdi?

 

-Veya o bedenlerinin bir veya birkaç uzvunu veren Gazilerimiz devletin vereceği üç kuruş maaş için mi verdi canından parçayı?

 

-Gerçekten biz mi hatalıydık?

-Acaba sorun bizde miydi?

 

Bu sorular fazlasıyla kafamı yorduğu gibi gün geçtikçe de soru sayısı artıyor. Acaba sorun bende mi, sorun bizde mi? Birileri söylesin lütfen!

 

Öyle bir dayatma oluşuyor ki; artık “sen fakirsin, gideceksin beni her turlu arazi şartlarında vatan ve bayrak uğruna canını da ortaya koyarak koruyacaksın, benim refahım ve sıhhatim için canını veya canından bir uzvunu vereceksin. Ben senin sayende burada rahat, huzur ve lüks içinde yaşayacağım. Bu dünya benim. Senin geride kalanların ise ancak benim lâyık gördüğüm kadar yaşama hakkına sahip. Bunu da alabilmek için ödediğin bedeller yetmez! Yalvartacağım seni, toplum önünde kullanacağım ismini ve alacağımı fazlasıyla alacağım senden.” deniyormuş gibi hissediyorum.

 

O zaman da aklımı sürekli kurcalayan, kendime fazlasıyla sorduğum ve bir türlü cevabını veremediğim soruyu sormak istiyorum: Kim Fedakârrrrrrrrr!!!.?..

 

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Murat NARİNÇ Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım