Bu yazı 20 Ocak 2013, Pazar 00:22:09 tarihinde eklendi. 8139 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Betül KURŞUN - Köşe Yazısı


BEN DAHA BÜYÜMEDİM

BEN DAHA BÜYÜMEDİM

Kocaman bir kız oldum artık...

15 yaşımda toplumun yüzüme acımasızca çarptığı bu gerçeği, hala kabullenmesem de büyüyorum her doğum günümde…

29 yılı şu saatler deviren biri olarak, pek bir şey yok söylenebilecek öyküm adına. Kocaman kocaman susuşlar bekliyor beni yine bu yeni yaşımda. Büyüdüm gitti gibi sanki. Sanki yaşadım bitti. Ne çok şey sığdırdım 29 yıla, ne çok acıdım, ne çok kanadım, ne çok kandım, ne çok kahkaha attım bilmiyorum...

Ya da ne çabuk geçti. Ne az şey yaşadım…

Hala ne çok şarkı var dinlemediğim. Anlamını hiç bulmamış, bulamamış ne çok şarkı var. Okunmamış ne çok kitap var hala, gidilmemiş ne çok yer. Yollamadığım kaç mektup var. Sevdiğimi söylemediğim kaç insan… Bilmiyorum…

Kaç kez yıkıldım, kaç kez yeniden başladım. Kaç kez vurdular gülüşlerimi, kaç kez anne oldum, kaç kez yitirdim evladımı. Kaç kez evlat oldum, kaç kere vuruldum. Kaç 29 yaram açıldı yeniden... Uçurtmalarım kaç kere süzüldü gökyüzünde, kaç rüzgar uçurdu, kaç uçurtmamı vurdular… Kaç 365 geçti, kaç dakikam hiç mi hiçine gitti. Kaç kez nefes aldım kaç kez nefesimi tuttum…

Bir tane daha bir sene geçti gitti. Ve ben kaç kez sevdiğimden ayrıldım, sevmediğimden kurtuldum, aşık oldum, ayrılık acısı çektim evlat sancısı duydum, savaştım, barıştım, öldüm sandım yeniden başladım…

Bir sene bin sızı daha verdi bana, daha çok güç, daha çok karamsarlık, daha çok umut. Bir insanın başına gelebilecek her şeyi yaşadım bir yılda. Hepimiz yaşarız aslında. Sadece farkına varmayız. Bize verilen imtihanların hiç biri nedensiz değildir. Karşımıza çıkan hiçbir insan, hayatımızdan çıkan hiçbir şey sebepsiz değildir. Kainatta yaprak bile nedensiz kımıldamaz. Ne nefeslerimiz boşunadır, ne nefes nefese koşuşlarımız. Her hikayenin, her başlangıcın, her bitişin bir nedeni vardır. Bir hikmeti vardır her insanın, her belanın, her acının… Bir hikmeti vardır. Kimimiz görür kimimiz ‘’vah vahlar’’ da ömrünü çürütür. Girdiğimiz market, alışveriş ettiğimiz kasap, hesabımızı alan kasiyer, çay getiren garson… Hiçbiri tesadüf değildir. Hepsi özenle ve kırk hesap ve durumdan geçtikten sonra bizim o anki, o anımıza yerleşmiştir. Hiçbir şey nedensiz değildir. 

İşte ben en çok binlerce neden olduğunu gördüm bu bir yılda. Her belada hikmetimi, hikmetini aradım. Hepsinin cevabını buldum aslında içimde. Kimini kabul ettim, kimini anlamazdan geldim.

Bana ne çok neden verildiğini düşündüm çokça. Neydi benim yerim bu hikayede. Kırılmış dökülmüş bu kendi hikayemde ne idi benim yerim. Kader nerede, iradem nerede idi. Hangimiz nerede başlıyorduk. Nerede bitiyorduk. Hangisinin yazılandan, hangisinin kararlarımdan olduğunu ayırt edemez oldum zaman zaman. Rolümüz nerede başlıyor, nerede bitiyordu bu hayatta. Kırılmış ve dökülmüş bu hikayede hangisi benim kırıklarım hangisi imtihanlarımdı…

1 yıldır kahkaha atıyorum, bir yıldır ağlıyorum… Bir yıldır yanıyor, şükrediyor, isyan ediyorum. Kulum ben. Acizlerimle, güçlerimle ve irademle bir kul. Kul olmanın tüm gereklerini getiriyorum yerine bir bir.

Ne kadar yaşarsam yaşayayım beni terk etmeyen tek şeydi çocukluğum. Ben çocukken de mi böyleydim. Hiçbir zaman neden bir çocuk gibi olamadım. Neydi hep büyük büyük düşünmek zorunda bırakan şey beni, bulamadım. Bu gün neden özlediğim tek şey çocukluğum…

29 yaşındayım ve omuzlarım ağrıyor. Ne çok şeye sahibim ne çok şeyde yitiğim. Bitiğim. 29 yaşındayım. Her şeyim var, hiç bir şeyim yok işte...

Artık büyüdüm kabul ediyorum. Kocaman bir kız oldum artık. Teslim olduğum bir sürü şey oldu bu senede. Kabul ettiğim çokça şey…

Yarından bir beklentim yok artık... İnsanlara değil ama aşka inancımı yitirdim sanırım bu bir yılda. İnsanlara güvenmeyi hep sevdim ben. Yanılsam da yansam da bir daha inanmaktan, safça güvenmekten hiç vazgeçmedim. Yarın için hiç ulu konuşmadım. Yarın ne hissedeceğimi hiç bir zaman da bilemedim. Geçen yıl asla giymem dediğim ayakkabıyı bu sene dolabımın başucuna koydum. Hayat yapmam dediklerimi yaptırdı, sevmem dediklerimi sevdirdi. Hiç bir şeyi sorgulamıyorum artık. Neden aramıyorum. Neden sorularını çıkardım hayatımdan. Sadece günümü yaşıyor, yarın ölebileceğimi düşünerek nefes alıyorum. Mükemmel bir ailem, paha biçilmez dostlarım var. Bir elin parmağını geçerler saysam. Gecenin yarısında arayıp ağlayabileceğim, koş dediğimde ''neden'' demeyecek dostlar. Sabah helale yöneldiğim bir rızkım, sağlıklı bir evladım var. İlme derya olmasam da yüzümü dönmüşüm. İlmin değerini bilmeyen onca insan varken alemde. Deryada bir zerre olmanın derdindeyim. Zenginlik dedikleri bu değil miydi işte. En zenginiyim yeryüzündeki insanların o vakit. Biliyorum ki yarın hala olmadıysa bir ümit var demektir. Rabbime ve bu ümide sığınıyorum…

Bir yılı daha devirdi gönlüm. Ömrümün sonuna bir yıl daha yaklaştırdı beni. Bir yıl daha kopardım takvim yapraklarını sermayemden…

Yine de de zaman büyüdüğümü anlamaya çalışırken yakalıyorum kenimi sık sık. Çaldığım kirazları ne zaman çıkardım cebimden. Ne zaman devirdim çocukluğumu. Nerede biter çocukluk, genç olmak nerede başlar. Ne zaman alırlar bisikletinizi elinizden. Yazılmamış bu kuralları kim uygular. Kim çizer sınırlarınızı. Bisikletim nerede. Topladığım kirazlar. Dut ağacının çıkmayan lekerinden paspas olmuş bluzum.

15 yaşındaydım annem bisikletimi elimden aldığında. Kocaman bir kız olmuştum artık ve kocaman kızların bisikletleri olmazdı.  Ne çok ağlamıştım ‘’ ben daha büyümedim anne’’ diye diye. Bugün bir o kadar daha geçti…Hala aynısı söylüyorum…

Anne ben büyümedim…Ben büyümek hiç istemedim…

betul.kursun@hotmail.com

https://www.facebook.com/betul.kursun.505

 

 

Yazdır Paylaş
BESLENME DANIŞMANI - 2013-12-27 14:56:46
doğum gününüz kutlu olsun.önemli olan bu hayatta hoş bir seda bırakıp gidebilmek.
Diğer Betül KURŞUN Yazıları
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım