Bu haber 15 Haziran 2015, Pazartesi 18:51 tarihinde eklendi. 1189 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Beyin Yıkama

Propaganda, en basit tanımlamayla, bir beyin yıkama faaliyetidir.
Beyin Yıkama

Amaç; toplumu belli çıkarlar ve fikirler doğrultusunda düşünmeye, tutum almaya ve davranışlar takınmaya yönlendirmek olduğuna göre, gerektiğinde her türden yöntem de kullanılabilir demektir. Bu yöntemlerin en acımasızı beyin yıkamadır. Bir ruhsal işkence sayılabilecek olan bu yöntem bugün bilimsel ve psikolojik yollar kullanılarak kabaca şöyle kullanılıyor:

1. Muhatap kitleye şiddetli sinyaller ve “uyarılar” gönderilir. “Muhataba tek yönlü ve aşırı bir yükleme yapılarak” uyarma haline getirilir.

Örneğin; “Aynı konuşmaların tekrar tekrar yayınlanması” ve ardından bu konuşmaların başka programlara konu olması, tartışılması ve tekrardan haber yapılması… Ve ardından bu konuşmaların günlerce gazete ve dergilerde yayımlattırılarak insanların bu konuda düşünmesine ve analiz yapmasına fırsat verilmeden bilgi bombardımanıyla hedef kitleye söylenenlerin doğru olduğu zorla kabul ettirilmektedir.

2. Gönderilen “sinyal ile mesajın” ardından gelmesi gereken “uyanma” arasındaki süreyi uzatarak kitlede büyük bir “beklenti, kuşku ve endişe” yaratılır.

Örneğin; “AKP hükmet kurmazsa Ekonomi kötüye gidecek yada Yeni Anayasa bir çıksın terör de bitecek, yoksulluk da” söylemlerini ele alırsak, insanlar AKP ile ekonomik istikrara kavuşacağı ve Yeni Anayasayla terörün ve yoksulluğun biteceği konusunda “beklentiye” sokulup ve AKP ile yapılacak yeni Anayasanın çıkmadığı her gün “Kuşku ve Endişe” hissettirilir.

Ya da;

“2023’te dünyanın ilk 5 ekonomisi arasına gireceğiz” söylemini ele alırsak insanların ekonominin iyi gitmesi için belli bir partinin desteklenmesi gerektiği düşüncesi kitlelerde bir beklenti yaratır ve eğer bu parti gelmezse ekonomi kötü gidecek endişesi yaratılır.

Ya da;

“PKK silah bırakacak” söylemiyle insanlar bir beklenti içine sokulup bir umut verilir ve bunun sağlanması için mutlaka açılımın desteklenmesi gerektiği düşündürtülür. Ardından “eğer AKP olmazsa, terör yeniden gelir” söylemiyle kitlelerde tedirginlik, “Kuşku ve Endişe” yaratılmaktadır.

Tedirgin–huzurlu, amatör–profesyonel, güven–şüphe, az–çok, usta–acemi gibi zıt sözcüklerle insanlar beklentiye sokulup, kuşku ve endişe yaratılarak kitlelerin düşünmesine fırsat verilmemektedir.

3. Verilen sinyal doğrultusunda bir “uyarı” bekleyen kitleye “ters yönde bir uyarı” gönderilerek ruhsal yapısı pozitiften negatife götürülüp getirilerek, dengesi ve kendisine olan inancı ve güveni bozulur, düşünme ve karar sistemi alt üst edilir.

Örneğin; Son 10 yılda uygulanan eylemlere göre terör kavramının içi boşaltılarak “Terör nedir? Terörist kimdir? Ne tür eylem yapar?” sorularının cevapları havada bırakılmıştır.

Örneğin; İstanbul Çağlayan Adliyesindeki terör saldırısının ardından, Sayın Erdoğan’ın “Biz teröriste terörist deriz! Teröriste terörist diyemeyen alçaktır!” sözlerini söylerken, diğer yandan PKK’lı teröristlerle pazarlık yapılması insanların algısında “Kim terörist, Kim değil?” gibi sorular cevapsız kalmaktadır.

Ya da;

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş bir katil ile ilgili söylenen "Apo'yu itibarsızlaştırmak mı istiyorlar" sözleri insanlar arasında Apo’nun katil, bölücü bir terörist olarak değil , sıradan bir insan gibi gösterilip, geçmişte yaptığı katliamların üstü kapatılarak kitlelerin olayları sistematik olarak sorgulamasını ve karar vermesini etkilemektedir.

Sonuç olarak; Propagandacı sistematik olarak bu aşamaları gerçekleştirdikten sonra, artık karşısında, verdiğini almaya hazır bomboş beyinler vardır. Hedef kitlenin ruhsal dengesi bir kez bozuldu mu artık hangi yöntemi kullanırsanız kullanın başarı büyük bir ihtimalle gelecektir.

Beyin yıkama uzun bir süreçtir. Uygulaması esnasında dikkat, emek, güç, irade ve sabır isteyen uzun bir süreçtir. Bu konu ile ilgili birçok örnek verilebilir. Bizlere düşen şey, olayları değerlendirirken daha dikkatli olmak, sebep-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirme yapmak ve asla her söyleneni hemen kabul etmemektir. Unutulmamalıdır ki, her türlü beyin yıkama faaliyetine karşı bizlerin en büyük silahı bilgidir.

 

 

Gazi Koray Gürbüz

 

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım