Bu haber 20 Mayıs 2015, Çarşamba 18:07 tarihinde eklendi. 1493 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

8 bin 920 kişinin ataması yapıldı

Şehit ve gazi yakınları, gaziler, devletin koruma ve bakımı altında yetişen gençler, vazife malulleri ile engelli vatandaşlar ATO Kongre salonunda düzenlenen kura töreniyle kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirildi.
8 bin 920 kişinin ataması yapıldı
Törende Başbakan Ahmet Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin de hazır bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu burada yaptığı konuşmada birçok faaliyete ve törene katıldığını, ancak şehit ve gazi yakınları, engelliler, sosyal hizmet kanunundan faydalananların atama töreni kadar kendini mutlu, onurlu ve gururlu kılan başka bir vesile olmadığını anlattı.

Bir devleti devlet kılan iki hususun bulunduğunu belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Birisi kudret, birisi şefkat. Eğer bir devlette kudret olur, şefkat olmazsa, bir süre sonra o devlet tiranlaşır, gücü yanlış yerlerde kullanır, vatandaşına dahi baskı uygular. Ama bir devlette şefkat olur da kudret olmazsa, o zaman da acizleşir, en çok korunması gereken vatandaşlarını bile koruyamaz hale gelir” dedi.   

Başbakan Davutoğlu, en değerli canlarını ve varlıklarını aziz vatan, millet ve istikbal için feda eden şehit ve gazi yakınlarının, haklarının her türlü hakkın üzerinde olduğunu ifade ederek, "Gazi ve şehit yakınlarına sahip çıkmak, geleceğiyle ilgili çalışmalar yapmak bir borçtur" dedi.

Dün Bolu Mitinginde kendisini çok etkileyen ve yorgunluğunu unutturan bir buluşma yaşadığını belirten Başbakan Davutoğlu, "Vatandaşlarımız arasında elini öptüğümde kendi annemin, babaannemin sıcaklığını hissettim. Sebahat teyze. Oğlunu 1993'te şehit veren mübarek bir teyze. Biz daha gelmeden bir vesileyle koruma müdürümle irtibata geçmiş. Beni görmek istediğini söylemiş. Dedim ki mümkünse evine gidelim, orada elini öpelim ama miting öncesinde meydana çıkmadan önce onun duasını alalım ve halkın karşısına çıkalım. Geldi mübarek bir hanım, sanki kınalı kuzularını Çanakkale'ye gönderen ninelerin bugünkü yansıması, nur gibi bir yüz. Devletine, milletine güvenen bir edayla gözümün içine baktı.  'Buraya bir şey talep etmek için gelmedim. Size teşekkür etmek için geldim. Sizin döneminizde hiçbir eksiğimiz kalmadı, ne talep ettiysek yaptınız. Çocuklarımızın hiç bitmeyecek acısını, yüreğimizin hiç dinmeyecek acısını, dindirmek için her yerde en sıcak muameleyi gördük. Bütün şehit yakınları için size teşekkür ediyorum' dedi. Bir başbakana, devlet yetkilisine verilebilecek en büyük ödül bu, teyze dedim. Bizi de oğlunuz kabul edin, biz de sizi anamız kabul ediyoruz. Bundan daha büyük gurur, bundan daha büyük lütuf, iltifat ve dua olamaz. Allah bizlere şehit yakınlarımızın, annelerimizin, gazi yakınlarımızın, annelerine sahip çıkacak kudreti ve şefkati nasip eylesin'' şeklinde konuştu.

Anlamlı bir günde bir kura çekimini yaptıklarını kaydeden Başbakan Davutoğlu, 19 Mayıs'ta 1919'da Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının İzmir'in işgali üzerinde bir istiklal mücadelesi başlattığını anımsattı.

Başbakan Davutoğlu, "O mücadelede çok şehit verdik. Ama o mücadele bir milletin onurunu ancak ve ancak fedakarlıklar üzerinde inşa edilebileceğini gösterdi. Onlar bir mücadele ateşini yaktılar. 19 Mayıs'ta yükselen meşale Cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar giden onurlu bir zafer tarihe kayıt olarak geçti. Şimdi bizim vazifemiz, Cumhuriyetimizi hem kudretli hem şefkatli kılmak. Devletimizi milletle barışık kılmak, milletimizi devlete güvenir kılmak. Bir şehit yakını, annesi, babası, bir gazi Ankara'ya dönüp baktığında kendisine eli ulaşamayan zayıf ve aciz bir devlet değil, hemen yanı başında her şefkatini gösteren bir devlet görmek ister. Biz böylesi bir devletin hem inşa edilmesi hem de korunması için gece gündüz çalışmakla mükellefiz" diye konuştu.

Bugün bin 75 şehit ve gazi yakınına daha kurayla iş imkanı sağlayacaklarını, son bir yıl içerisinde üçüncü kez şehit ve gazi yakınlarının iş kura çekimi yapıldığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, geçen yıl 22 Temmuz'da 3 bin 521, Ekim ayında, 2 bin 360, 17 Mart'ta 4 bin 435, toplamda ise 10 bin 722 şehit ve gazi yakınını işe yerleştirdiklerini bildirdi.
 
Şehit ve gazi yakınlarımıza söz veriyorum. Sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Şehit ve gazi yakınlarımıza bir kez daha söz veriyorum. Bu onurlu ve ağır sorumluluk üzerimizdeyken, hangi şartta olursu olsun, sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi şartta ve dünyanın neresinde olursa olsun, şehitlerimizin makamlarını ihya, inşa etmeye devam edeceğiz. Ve hangi şartta olursa olsun, hangi zorluklarla karşı karşıya kalırsak kalalım, sizin o candan aziz evlatlarınızın emanetini ayakta tutmaya, o emaneti en iyi şekilde gelecek nesillere devretmeye kararlıyız” dedi.

Myanmar’daki şehitliğin inşa ve ihya edildiğini anımsatan Başbakan Davutoğlu, “Biz bir büyük millet ve devlet olarak tarihte eğer yer almışsak dünyanın neresinde olursa olsun al bayrak, bu devletin, milletin onuru ve izzeti için savaşmış ve şehit düşmüş kim varsa, onun başına bir mezar taşı, üzerine Kur’an-ı  Azimüşşan ve al bayrağı iletmek üzere bu görevleri yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu,2012’de  Myanmar’a ilk büyükelçimiz atandığında Dışişleri Bakanı olduğunu anımsatarak, “O zaman bu şehitlerimizin yerleri metruk haldeydi, verdiğimiz ilk görev, gelenektendir gelip bakandan talimat alırlar, verdiğim ilk görev, ‘Talimatınız nedir’ diye sorulduğunda, ‘Bu şehitliklerimizi bulacaksınız ve onlara cevapsız kalan mektuplarına atfen size, Anadolu’dan cevap getirdik ve iki kutsal emanet getirdik deyip, Kur’an-ı Azimüşşan ve al bayrağı onların huzurunda, oraya ebediyen kalmak üzere nakşedeceksiniz" diye konuştu.
 
Engel tanımayan kardeşlerimizin yanında olabilecek kudrette bir devletimiz var

Törende, 4 bin 682 "engel tanımayan cesur yüreklinin" atamasının gerçekleşeceğini anlatan Başbakan Davutoğlu, kendi hayatından bazı örnekleri de salondaki konuklarla paylaştı.

Başbakan Davutoğlu, "Kendi evladım gibi sevdiğim iki engelli yeğenim vardı, ikisini de daha sonra 20'li yaşlarda kaybettik. Onları her gördüğümde bir taraftan hayata nasıl tutunduklarını ama diğer taraftan da hayata tutunurken nasıl zorluklarla karşılaştıklarını aile olarak yakından müşahede ettim. Engelli tanımayan kardeşlerimiz açısından söylüyorum, 70'li 80'li, 90'lı yıllarda devlet bu vatandaşlarımızın, bu ailelerin yanında değildi. Ailelerin yanında olmak istese dahi onu yapacak gücü, kudreti yoktu. Ama bugün gururla, onurla söylüyorum, burada geçerken de birçok engel tanımayan kardeşimizle kucaklaştık, bütün engel tanımayan kardeşlerimizin yanında olabilecek kudrette olabilecek bir devlet ve o devletin görevlerini ifa eden kurumlarımız var. Bunun en çarpıcı göstergesi, engel tanımayan kardeşlerimizin sokağa çıkmış olması. Daha önce görmezdik, daha önce o engel tanımayan kardeşlerimizi toplantılarda, bir takım faaliyetlerde görmezdik. Birçoğu evlerine kapanmışlardı, bazen aile ve etrafı bile onlardan bahsetmeyi sanki bir eksiklikmiş gibi, üzerini örterek, suçlu şekilde yapabilirlerdi. Böyle bir şey söz konusu değil. Onlar diğer vatandaşlarımız ve diğer insanlar gibi her türlü hakka sahip olan ve hatta diğerlerinden farklı olarak, o hakların korunması bağlamında en fazla mazhariyete sahip olan kardeşlerimizdir" şeklinde konuştu.

İşte müşfik, kudretli devlet burada

Engellilerin hak ve hukuklarını korumanın da devletin görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "İşte müşfik, kudretli devlet burada" dedi.

Davutoğlu, "Yürüyebilen birinin yürüme engelliden daha güçlü olduğuna" yönelik bir algının oluştuğunu belirterek "Hayır. Bir kardeşimizden bahsedeceğim ki gerçek anlamda bir kahraman, onlarca, yüzlerce böyle örnek var ama sadece birinden bahsedeceğim, Senem kardeşimiz. Engelliler Haftası vesilesiyle AK Parti Genel Merkezi'nde yaptığımız sergide oradaydı. Karıncaya bir mektup yazmıştı, emin olun o mektup bugün değişik dillere tercüme edilip yayımlansa bir manifesto olur. Bir genç kızımız karıncayla hasbıhal eder, karıncayla hasbıhal ederken, kendi ruh halini o kadar güzel bir şekilde anlatıyor ki eğer biz bugün engellilerimize kucak açan, politika takip etmemiş olsaydık, muhtemelen Senem kızımız evinde, bir köşesinde hayata kahretmiş olarak dururdu. Ama onda gördüğüm öz güven, kendinden o kadar emin ki, kendisiyle o kadar barışık ki, haykırıyordu karıncaya yazdığı mektupla. Kendi zaafından büyük bir güç üretmişti, o bir zaaf da değil. Bu şekilde artık onlarca, yüzlerce vatandaşımız var. Çok iyi resim, karikatür yapan engellilerimizle geçen hafta buluşmuştuk. Hatta ayak parmaklarıyla resim yapan, benim de resmimi yapan bir engelli küçük kardeşimiz vardı. Ben ellerimle onu yapamazken, o ayak parmaklarıyla tabiri caizse bir mucizeye imza atıyordu. Neydi bu mucizenin arkasında? İrade, güçlü bir irade ve öz güven. O öz güveni sağlayan şey de artık toplumda engel tanımayan vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin bir güç, değer olarak görülmesi, idrak edilmesi ve onlara sahip çıkmanın onurlu bir vazife olarak görülmesi" değerlendirmesinde bulundu.

İmkanı olan bütün aileleri koruyucu aile seferberliğine davet eden Başbakan Davutoğlu, "Gelin, bu çocuklarımızın hepsine sahip çıkalım. Her bir çocuk yetiştiren, bir umut fidanı toprağa dikiyor demektir. Hep beraber böyle bir kampanyayla sosyal hizmet kanundan istifade eden çocuklarımızın daha küçük yaşlarda aile şefkatine şahit olmalarına özen gösterelim" diye konuştu.
 
Hiç kimse kimsesiz kalmayacak bu ülkede

23 Nisan'da iyi imkanlara sahip olan çocuklarla törenler yapıldığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, bu sene eşi Sare Davutoğlu ile çocuk tutuk evine gittiğini, çocukların ziyaretinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, "Ola ki şu veya bu sebeple şu veya bu suça iştirak etmiş olsunlar tutuk evindeki çocuklar. Hangimiz hata yapmıyoruz ki. Biz o yaşlardaki çocukları alıp o girdaptan doğru bir istikamete yöneltemiyorsak, bu onların suçu değil her şeyden önce bizim sorumluluğumuzdur" dedi.
Uyuşturucu konusunda ciddi mesafeler aldıklarını, bundan sonra bu çocuklara ve gençlere sahip çıkmak için bütün imkanları seferber edeceklerini sözünü veren Davutoğlu, "Hiç kimse kimsesiz kalmayacak bu ülkede"
 ifadesini kullandı.

Bugün 3 bin 163 kişiyi, Soma ve Ermenek'te hayatını kaybeden madencilerin de 26 yakınını istihdam edeceklerini bilgisini paylaşan Başbakan Davutoğlu, "Bana sahip çıkacak kimse yok mu?' diye bir yerden bir feryat yükseldiğinde hepimiz, geride kalan bu 78 milyon, 'biz varız' demeli. Bende 78 milyon vatandaşımız adına, Türkiye Devleti Başbakanı olarak, Türkiye'de ve dünyada 'ya Rab, bize sahip çıkacak kimse yok mu, katından bir yardımcı gönder' diye kimin çığlığını duyarsak, orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti kudretiyle, şefkatiyle var olacaktır" diye konuştu.

Kamuda bugüne kadar 1 milyon 464 bin atama gerçekleştirdiklerini aktaran Başbakan Davutoğlu, bütçe imkanlarının sınırlarını zorlayarak verimli ve üretken bir şekilde ne gerekiyorsa yapacaklarını, kamuda istihdam alanlarını genişleteceklerini kaydetti. 

Sosyal devlet politikasını her türlü popülizmden uzak şekilde sürdürmeye devam edeceklerini belirten Davutoğlu, şimdiye kadar atanan şehit ve gazi yakınlarının yüzde 70'inin 1995'ten bu yana, yüzde 79'unun ise kendi hükümetleri  döneminde atandığını açıkladı.
 
Engelli kardeşlerimin talepleri ne ise karşılanacak

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Engeli kardeşlerime söz veriyorum. Onların engel tanımayan tavırları, bize bir örneklik teşkil etmektedir. Onların talepleri ne ise karşılanacak ama kimse kendisini bu ülkede zayıf, eksik hissetmeyecek" dedi.

Engellilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik her yere talimat verdiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Her bir engelli kardeşimizin yüzü gülene, kendi engelini unutup insanlığa mutluluk verecek gücü kendisinde görene kadar bu çabalarımız sürecek. Bu ülkede kimse sahipsiz değildir" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, engelli bir evladı veya kardeşi olup da onlara bakanlara bir müddet tatil imkanı tanıyıp, devletin bakım memuru göndermesini dünyada olmayan bir tavır ve asil bir davranış olarak nitelendirdi. 

Başbakan Davutoğlu, "Bugün bizim sosyal politikalarımızı geçmişte anlamayanlar, bugün sosyal devlet anlayışıyla yaptığımız bu hizmeti taklit etmeye çalışarak bir takım vaatlerde bulunanların bütün bunlardan ders alması lazım. Önce engellilerimizin önüne gidip, son dönemde engelli kardeşlerimize yapılan hizmetleri onlardan dinlemeleri sonra, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geldiği düzeyi eleştirmeleri lazım. Engeli kardeşlerime söz veriyorum. Onların engel tanımayan tavırları, bize bir örneklik teşkil etmektedir. Onların talepleri ne ise karşılanacak ama kimse kendisini bu ülkede zayıf, eksik hissetmeyecek" ifadesini kullandı.

Devlet  bütün çocukların anne babasıdır

Şu ana kadar 37 bin engelliye iş imkanı tanındığına dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, bugün yapılacak atamalarla iş sahibi olacaklara da başarı diledi.

Her çocuğun babası ve annesiyle büyümeyi, o şefkati hissetmek isteyeceğini ama şu veya bu gerekçeyle bundan yoksun kalan çocuklara da devletin şefkat göstermesi gerektiğine işaret eden Başbakan Davutoğlu, "Devlet anne babası olsun veya olmasın, bütün çocukların anne babasıdır, bütün çocukların ailesidir" diye konuştu.

Özel iki koku olarak nitelendirdiği çocuk ve kitap kokusunda cennetin kokusunu hissettiğini ifade eden Davutoğlu, "Çocuk kokusundan nasibi olmayanların şefkatten bahsetmesi mümkün değil. Bir çocuğu alıp da ciğerlerine kadar kokusunu içine çekmeyen birinin devlet adamı olduğunda vatandaşına muhabbet duyması mümkün değildir. Gördüğü her çocukta kendi çocuğunu görmeyen birisinin devlet görevi yapması ahlaken de siyaseten de caiz değildir. Gördüğü her çocukta kendi çocuğunu göreceksin. İşte bu bilinçle, bu anlayışla 3 bin 163 çocuğumuza Sosyal Hizmet Kanunu çerçevesinde yetişmiş gençlerimize iş imkanı sağlayacağız" dedi.

Bir araya geldiği değişik toplum kesimlerinden vatandaşların arasında bir ailenin de yer aldığını aktaran Başbakan Davutoğlu, "Bir aile, hala çocuğun ışıl ışıl gözleri gözümün önünde, Efe Can. Anne, baba Efe Can'ı 7-8 ay önce koruyucu aile uygulaması çerçevesinde yanlarına almışlar. Sapsarı saçlar, masmavi gözlerle çok güzel bir çocuk. Bütün çocuklar güzeldir ama ışıl ışıl bakıyor. Kucağıma aldım sarıldım, beni mutlu eden ne oldu biliyor musunuz, bana sarılmasından daha çok? O arada babası yani koruyucu aile anlamında babası odaya girdi, çocuk döndü 'Baba' diye ta yüreğinden geldiği besbelli olan bir sesle babasına seslendi. Annesine döndü, 'Anne' diye seslendi. 'Ya Rabbi', dedim, 'Bu aileye bu dünyada ve diğer dünyada verilebilecek nimetlerin en güzelini ver.' Madem ki bir çocuğu anne ve baba diye bu şekilde seslendirebildiler, kendilerine yöneltebildiler, muhabbet duyabildiler, bu aileden daha asil bir aile yoktur. Kucaklaştılar, bir çocukları daha varmış zannedersiniz ki bu çocuk hayatı boyu hep onlarla beraber oldu. Biz eğer şefkati ve muhabbeti sadece evimizde kendi çocuklarımıza gösteriyorsak, dışarı çıktığımızda şiddetle, nefret ve öfke dili kullanıyorsak kendi çocuğumuza gösterdiğimiz muhabbet de bir müddet sonra biter. Hatta bazı ailelerde kendi çocuklarına şiddet uygulayan bazı anne babalara da seslenmek istiyorum, işte bu güzel örnekler, çocukların hepimize ait olduğunu, dünyadaki bütün çocukların aslında masum olduğunu, esasta masum olduğunu ve en iyi hayat şartlarına sahip olma hakkına sahip olduklarını hepimizin görmesi lazım" şeklinde konuştu.

Geçmiş 50 yılın tüm ihmallerini telafi etmeye çalışıyoruz

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da törende yaptığı konuşmada 2002’de 5 bin 777 olan kamuda çalışan engelli sayısının 36 bin 165'e yükseldiğini bildirdi. 
Bakan Ayşenur İslam sosyal devlet ilkesinin gereği olarak dezavantajlı kesimlerin himaye edilmesine ve desteklenmesine büyük önem verdiklerini vurguladı.

Aile, çocuk, kadın, yaşlı, engelli, şehit yakınları, gaziler  ile sosyal yardımlara yönelik hizmetlerin 2011'den bu yana bakanlık bünyesinde toplandığını ifade eden Bakan İslam, bakanlığın görevinin hak temelli hizmet anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini ihmal, istismar, dışlanmadan korumak ve mağduriyetleri gidermek olduğunu söyledi.

Bakan Ayşenur İslam hükümetin 13 yıldır uyguladığı sosyal politikalarla bu görevleri hakkıyla yerine getirmeye çalıştığını kaydederek, tüm programları geliştirdiklerini, revize ettiklerini, ve ihtiyaca göre programlar uygulayarak geçmiş 50 yılın tüm ihmallerini telafi etmeye çalıştıklarını anlattı.

Aile Sosyal Destek Programı kapsamında bu ay ilk defa uygulanan doğum yardımı ve yetim aylığının  bu gelişmelerin en yenisi olduğunu ifade eden Bakan İslam, geçen yıl Şubat'ta yaptıkları düzenlemeyle koruma ve bakım altındaki çocukların, ilk kez merkezi sınav ve kura sistemiyle kamuda istihdam edilmeye başlandığını hatırlattı.

Bakan İslam, Her yıl  3 bin 150 gencin kamu kurumlarına yerleştirilmesi için kadro ayrıldığını belirten İslam, merkezi yerleştirmenin ilk kez geçen yıl Aralık'ta yapıldığını,  2 bin 309 kamu kurumlarına yerleştirildiğini, bugün ise bin 913 gencin daha ataması yapacaklarını belirtti.
 
Engellilerin toplumsal süreçlere tam katılımı ana hedefimiz

Engellilerin toplumsal süreçlere tam katılımının bakanlığının ana hedefi olduğunu vurgulayan Bakan İslam, "Ülkemizde son yıllarda engelli haklarının tanınmasında, hayata geçirilmesinde ve engelli istihdamında çok önemli gelişmeler yaşandı. Bütün bu ve benzeri gelişmeler, tüm iyileşmeler AK Parti iktidarlarının ürünüdür. Kamuda çalışan engelli sayısı 2002'de 5 bin 777'di. Bu rakam bugün 2015 ocak itibariyle 36 bin 165. Bugün 4 bin 682 engeli kardeşimizin atamasını yapmış olacağız inşallah. Üzerinde huzur içerisinde yaşadığımız cennet vatanımız, şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere ve gelecek kuşaklara armağanı. Bu toprakları vatan yapan ve bunun için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan insanlarımıza çok  şey borçluyuz. Onlara duyduğumuz minnetin küçük bir nişanesi olarak, şehit yakını, gazi ve gazi yakını, vazife ve hak malulleri, terör mağduru sivil vatandaşlar ile geçen yıl kaybettiğimiz madencilerimizin yakınlarının atamalarını da bugün yapacağız" diye konuştu.

Bu kapsamda geçen yıl  ve bu yıl üç atama töreni yapıldığını anımsatan Bakan İslam 10 bin 612 hak sahibinin atamasının gerçekleştirildiğini, bugün de bin 75 kişinin iş sahibi olacağını söyledi.
 
Törende protokol konuşmaları işaret diliyle engelliler için anlatıldı. Başbakan Davutoğlu konuşmasını tamamladıktan sonra butona basarak ilk atamaları gerçekleştirdi.

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım