Bu haber 06 Nisan 2015, Pazartesi 23:39 tarihinde eklendi. 1322 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Haksızlıklara karşıyım!

Değerli Şehit aileleri, Gazi arkadaşlarım ve Gazi haber okuyucuları öncelikle saygılarımı sunarım.
Haksızlıklara karşıyım!

Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır,  bugün posta günü  canım sıkılır, sıkılır aman aman , ellerin mektubu gelmiş okunur…. Bu güzel türküyü çok severim.  Şimdi okuyacağınız  köşe yazımı bu türkü çok ama çok uygun.

Bana postacı haber vermedi , bu üzücü haberi sağ olsun arkadaşlarım bana haber verdi. Tarkan bey terörle mücadele sırasında yaralanıp Gazi sayılmayan Erkan TUTUCU arkadaşımızın iş akdine son verildi dediler, sebebini sordum:  Bu arkadaşımız Uzman Erbaş’mış.  Kendi kendime  ne demek bu ya dedim?

06.12.2012 Tarihli  28489 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikte  Terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan: 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananlardan (Değişik ibare:RG-6/8/2014-29080) sağlık raporu ve terörle mücadelede yaralandığını gösteren komutanlık yazısı ile durumlarını (Değişik ibare:RG-6/8/2014-29080) belgelendirenleri, ifade eder.

Kısacası terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananlardan askeri hastanelerce kendilerine verilen sağlık kurulu raporu ve terörle mücadelede yaralandığını gösteren komutanlık yazısı ile durumlarını belgelendiren Er Erbaş , Yedek Subay ve Kısa dönem erlere bu iş hakkından   yararlanır , diyordu…

Şimdi dikkat edin Erkan TUTUCU arkadaşımız  Güneydoğuda görev yapıp 2 defa yaralanmış bir arkadaşımız.  Bu yasa çıktığında çok sevinmiş. Uzun yıllar sonrasında devletin kendilerine sahip çıkıldığı düşüncesiyle çok mutlu olmuş. Bu mutluluğunu da işe girerek 3’ncü çocuğunun doğumuyla daha da perçinlemiş. Fakat mutluluğu 31 Mart 2015 tarihinde gelen bir haberle maalesef  sona ermiş.

Kısacası şok, şok, şok. Konu mu? Saat ücretli Erkan TUTUCU Güneydoğuda Uzman Çavuş olarak yaralanmış olup terörle mücadele sırasında yaralanan işçi alımları kapsamında Er statüsünde sayılmamaktadır. Bu nedenle ihbar tazminatı ödenerek iş akdinin feshedilmesi deniliyordu.

Arkadaşımız 13 ay görev yaptıktan sonra iş akdi feshediliyor.  İnsana daha önce aklınız neredeydi diye sormazlar mı ? Yazık değil mi bu arkadaşımıza, ailesine , çocuklarına. Yedek subay yararlanıyor. Kısa dönem Er’ler yararlanıyor.  Uzman Erbaşın günahı ne?

Tarkan YILGÜN olarak her zaman haksızlıklara karşıyım. Bu arkadaşımın maddi manevi yanındayım. Milli Savunma Bakanlığına dilekçesini bugün ben kaleme aldım.  1996 yılında 2 defa yaralanmış, yaralanması sonucu ‘Askerliğe elverişlidir, komando olamaz’ raporu Diyarbakır Asker Hastanesince verilmiş.  Sonrasında da memleketine gönderilmiştir.

Bu raporun aynısını bana da aynı hastanede 1998 yılında verilmişti. Bu rapor görev yaptığım yer Özel Harekat  Birliği olduğundan, orada görev yapmak için KOMANDO şartı arandığından beni de , Erkan TUTUCU arkadaşımızı da ve diğer arkadaşları da memleketine gönderdiler. Kısacası sağlık nedeniyle iş yapamaz hale geldiğimizden kovulduk. Bizler ki bu vatan için ölümü göze almıştık. Tamam karşılığında para da alıyorduk. İnanır mısınız bu meslek para için yapılmaz. Para bizler için sadece doping etkisi yapıyordu. Çünkü hepimiz gariban aile çocuklarıydık. Benim hayalim anamı ev sahibi yapmaktı. Çok şükür mermi altında para kazanarak anamı 4 yılda ev sahibi yaptım.

 

Ondan sonra da daha fazla Uzman Çavuş olarak görev yapamayacağımı anladım ve şehit olan tim komutanıma  düşüncelerimi söyledim.  Neden daha fazla yapamayacaktım?  Diyarbakır’da yatakhanemiz helikopter pistinin 100 metre gerisindeydi . 93-98 yıllarında 24 saat şehit ve yaralı asker görmekten duymaktan psikolojim bozuldu. Komutanıma sözleşmem doluyor ben daha fazla yapamayacağım dediğimde, rahmetli bana (mekanı cennet olsun)  ‘’Tarkan çok güzel ev parası biriktirmişsin. Ondan sonra ne iş yapacaksın? Senin yerinde olsam 1 sene sözleşmemi yenilerim’’ dedi. Düşündüm, komutanım doğru söylüyordu. Ana da yok baba da yok, tahsil yok meslek yok. O düşünceyle 1 yıl daha sözleşmemi yeniledim,  ertesi günde Kuzey Irak’a operasyona çıktık.  Bana sözleşmemi uzattıran tim komutanım Babaeski’li J.Kom.Astsb.Alemdar ALBAYRAK mayına basarak şehit olmuştu.  Mayına bastığı esnada kendisi gözlerden kayboldu, sadece kepi tuzaklanan çukurun içindeydi.  Bölge kayalık, uçurum, çok sarp bir yerdi. Panik, korku, üzüntü, telaş hepsi bende ve arkadaşlarımda vardı. Sebebi teröristten değil. şehidimizi bulamıyorduk. Uçurumdan uçmuştu. Ertesi gün arkadaşlarım bulmuş. Bende sıhhiyeci olarak tim komutanımı ararken kayadan kayaya atlarken ben de kayalıklardan düşüp yaralandım. Omzuma platin takıldı. Bana da ‘’komando olamaz’’ raporu verildi. Ondan sonrası mı? Memlekete gönderildik. Tabii ki birde şehidimle beraber Hakkari Çukurca’dan Diyarbakır’a pat pat tabir edilen UH helikopterle yolculuğum vardı. Daha fazla anlatamayacağım.

Dedim ya haksızlıklara karşıyım.  Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açtım. Mahkeme ara kararında beni GATA Profesörler Sağlık Kuruluna gönderdi. Aman Allah’ım devasa büyüklükte bir yer . 10 günde heyet raporunu zor tamamladım. En küçük rütbeli Albaydı. Bir de kıdem sırasına göre gezmek gerekiyormuş doktorları. Öldüm, bittim. Amacım neydi biliyor musunuz?  Namusum şerefim üzerine yemin ederim ki, tekrardan komando olur raporunu alıp mahkemeye yollayıp tekrar görevime dönmekti. Yalvardım doktora, komutanım benim bir şeyim yok, sadece sol omzumda platin var, biraz güçsüz biraz da hareket kısıtlılığım var, desem de   maalesef doktor vermedi.  Yiğidim dedi seni anlıyorum, sana helal olsun, çoğu kişiler bizlerden askerliğe elverişli değildir raporunu ister sen gene bizden Komando olur raporu istiyorsun.  İşsizdim çünkü  bakmam gereken ailem vardı. Doktorum yönergeyi gösterdi, vücudunda bir çivi dahi olsa komando olamazsın dedi. Heyete ümitsiz bir şekilde üzülerek girdim.  Heyette de askerliğe elverişlidir, komando olamaz raporu verildi. Tamam dediler gidebilirsin, mahkemeye biz yollayacağız dediler.

Mahkemeyi kazanacağıma hiç ümidim yoktu. Fakat kazandım. Askeri hakimler görevi dolayısıyla yaralanıp görevini yapamaz durumuna gelen askeri ben malül sayarım dedi. Bu şekilde karar verdi ve beni çok ama çok sevindirdi. Karardan sonra  Gazi maaşım bağlandı. Birçok haklar sahibi oldum. İş hakkı verdiler, hepsinden yararlandım çok şükür.

Gelelim Erkan TUTUCU arkadaşıma , Sen ne yaptın öyle Gazim? Neden haksızlıklara boyun eğdin?  Hiç mi yol gösteren sana olmadı? Benden  1 yıl öncede , 2 defada yaralanmış. Benim ordudan ilişkim 1998 yılında arkadaşımın ise 1996 yılında ilişkisi kesilmiş.  Yani kısacası dava açsaydı benim gibi tam tamına 20 yıla yakın Gazi’ydi.

Allah’a çok şükür ki benimle başkaları aracılığıyla irtibata girdi. Kendisine beni aramasını söylemiştim. Aradı, iş yerime geldi, MSB’ye dilekçesini yazdık, şimdi dilekçemizin cevabını bekleyeceğiz. 60 güne kadar cevap gelmez ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde davamızı açacağız. Davamızı diyorum. Çünkü bu dava hepimizin davası oldu.  Komşusu açken tok yatan bizden değildir sözüne istinaden bizde dava arkadaşımıza bu dar gününde yardımcı olacağız.

Köşe yazımı Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün  sözüyle bitiriyorum. ‘"Askerlik; işlerin yürütülmesi değil, insanların sevk ve idaresi sanatıdır.  "

 

Saygılarımla arz ederim.  

Güneydoğu Gazisi Tarkan YILGÜN

 

 

 

 

Kaynak: http://www.gazihaber.com/kose-yazisi/851/haksizliklara-karsiyim.html

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım