Bu haber 23 Mart 2015, Pazartesi 07:37 tarihinde eklendi. 742 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Denge Bozma!

Propaganda kavramını “Belirli fikirlerin telkin yöntemi kullanılarak insanların bilinçaltına yerleştirilmesi” şeklinde tanımlayabiliriz.
Denge Bozma!

Propagandacının amacı seçtiği hedef kitlenin önce beynini boşaltmak sonra da kendi fikirlerini enjekte etmektir. Çok zorlu ve uğraş gerektirir fakat propagandanın başarılı olması için bu nokta önemlidir. Karşıt fikirlerin temizlenmesinde kullanılan en etkili yöntems“Denge Bozmadır. Bu yöntem, kitlelerin büyük dönüşüm için hazır hale getirilmesinde kullanılır. Yöntem iki aşırı uyarı arasında gidip-gelme esasına dayanır.

 

Bu yöntemi en çok kullananlardan biri de Hitlerdir. Kendi halkı başta olmak üzere Avrupa’nın hemen tüm halklarını iradesine bağlamıştır.

 

ntemin kurulması çok zordur fakat insanların bilinçaltında açılan ufacık bir gedikten sonra uygulaması basittir. 

Hitler aylar hatta yıllar boyunca halkları savaşla barış arasında götürüp getirmiştir. Halklar Hitler’den bir gün yumuşak, barışçıl, insancıl bir konuşma dinleyip rahatlarken ertesi gün kitleler şiddetli bir savaş demeci ile şoka uğramıştır. 

Yöntemi sürekli uygulayan Hitler sonuçta Avrupa Halklarını şaşkın, kararsız, hatta umursamaz hale getirmiştir. Hitler’in uyuşturduğu kitleler uyanıncaya, kendine gelinceye kadar Alman orduları yıldırım savaşlarla Avrupa’yı hatta Rusya’yı boydan boya işgal etmiştir. 

 

Bizim son yıllarda yaşadığımız da tam olarak budur. Türk toplumunun dengesinin bozulması için kullanılan yöntem aynıdır.

 

İlk önce bizim değerlerimizle oynadılar. Türk demekten çekinir hale getirdiler bir kısım insanı. İnandığımız değerlerin doğru olmadığını büyük bir kararlılık göstererek binlerce kez söylediler.

 

Bir gün çıkıp “İyi ki bu orduyla savaşa girmemişiz” diyenler sonra aynı heyecanla “Sen benim Genelkurmay Başkanımın tırnağının paresi olamazsın” dediler. Milliyetçiliklerin her türlüsünü ayaklar altına almaktan bahsedenler Süleyman Şah Türbesinden alınan bayrağın indirilmeden yeniden başka yerde dikilmesini anlata anlata bitiremediler. “Afedersiniz Alevi!” diyen ağızlar “Alevilik Aliyi sevmekse…” diye bağırırken de gayet inandırıcı görülebildiler.

 

Aynen Hitler gibi arka arkaya ve büyük gitgellerle toplumun dengesini bozdular. 

“Umut Kitapevinin” bombalanması ile uzman çavuştan orgenerale ne kadar rütbeli varsa haklarında savcılık tarafından soruşturma açıldığında saldırılan sadece TSK değildi, aynı zamanda milletin beynine de saldırdılar. 

Böylelikle TSK, “güven-şüphe” gibi iki aşırı uç arasında değerlendirilmeye mahkûm edildi. Bir gün fuhuşçu asker olarak damgalanan TSK kısa süre sonra kahraman olarak adlandırıldı. Dağlarda kartal gibi nöbet tutan asker söyleminden hemen sonra vatanını satan casus söylemine o kadar hızla geçildi ki izleyenler bile şaşırdı bu duruma. Ve uzun yılların sonunda toplumun dengesini bozmayı, bilinçlerini allak bullak etmeyi, karar verme kabiliyetlerini yerle bir etmeyi başardılar. Artık zombilerden oluşan bir kitle,içerikten bağımsız olarak Erdoğanların her sözüyle beraber dalgalanmaya terk edildi. 

 

Denge bozma yöntemiyle bebek katilinden çakma bir Mandelayarattılar. Terör örgütünden barış isteyen bir parti bile oluşturdular.

 

Halkımızın bir kısmı PKK’ya karşı yürütülen mücadeleyi ve Abdullah Öcalan’ı sorgular hale geldiPKK’nın katlettiği öğretmenler, işçiler, korucular, bebekler unutturulup olay sadece ezilen Kürtler söylemine hapsedildi.

 

Her gün barış diyenler aynı gün 50 bin kişiyle savaşırız cümlelerine maruz bırakıldı. Silah bırakıyoruz dedikten hemen sonra 500 bin kişi ölür diyebildiler. Analar ağlamasın sözü henüz kulaklardayken 16 yaşındaki çocukları canlı canlı binalardan atıp, üstünden arabalarla geçtiler. Öldürülen çocuğun da bir anası olduğunu hiç düşünmediler. %10 barajını aşarız diyen bir partinin bunun demokrasi için ne kadar gerekli olduğunu söylemesiyle,  Kandil’deki teröristin TSK’nın silah bırakması gerektiğini söylemesi arasında kuş uçuşu birkaç metre vardı.

 

Görünen o ki üniter devlet, özerklik konularında da aynı operasyonu yapıyorlar. Toplumun dengesini bozarak Türkiye Cumhuriyetini kökünden ve geleceğinden koparmaya çalışıyorlar. Fakat bilinsin ki Türk Milletinin yiğit evlatları da bu oyunu bozmak için sırada bekliyorlar!

 

Aydınlıkgazetesi

Gazi Koray GÜRBÜZ

 

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım