Bu haber 02 Mart 2015, Pazartesi 09:40 tarihinde eklendi. 609 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ulusal Çıkarlar ve Yıkanan Beyinler

Gazi Koray Gürbüz'ün Ulusal Çıkarlar ve Yıkanan Beyinler Başlıklı Yazısı.
Ulusal Çıkarlar ve Yıkanan Beyinler

 

“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu

Eğri kılıç kında paslanmalıdır.”

 

Türk dünyasını Azerbaycan’dan Anadolu’ya kadar saran Köroğlu destanının meşhur dizeleri ülke yönetiminde bulunanlar için ibretlik derslerle doludur. 

 

Zamanın ve mekânın değişmesine ayak uyduramayanların hazin sonunu da ortaya koyar dizeler. Benzer bir hikâyeyi modern zaman filmlerinden “Son Samuray”da da görürsünüz. Her biri kılıç ustası, erdemli, mert ve fedakâr samurayların mitralyöz ateşi altında tarih sahnesinden düşmesi resmedilir. Aslında düşen sadece atlar ve üzerlerindeki yiğitler değildir aynı zamanda bir düşünme biçimi, hayatı algılama ve yaşama şekli de düşer atlardan. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olma şansı yoktur! 

 

Bir Indiana Jones filminde de benzer bir sahne hatırlıyorum. Elinde kılıcıyla müthiş bir yetenek sergileyen bir savaşçıyı belinden çıkardığı altıpatlarla ve yüzünde müthiş bir küçümsemeyle vuran başrol oyuncusu sadece bir savaşçıyı değil aynı zamanda bir medeniyeti de zamana uygun olmadığı gerekçesiyle ve sadece gücü yettiği için yok etmektedir.

 

Örnekler çoğaltılabilir. Kırat’ın üstünde rüzgârla yarışan Ruşen Ali günler, yıllar süren yoğun emeğin sonunda Köroğlu olmuştur ama delikli demiri kullanan sıradan bir âdemoğludur. Hayatın her anını derin bir felsefeyle algılayan samurayları atlarından indiren de sıradan bir askerdir. Muhtemeldir ki hiçbir zaman sıradan olmanın ötesine geçemeyecektir. 

 

Devletlerin bekası ve stratejik hedefleri bana her zaman bu filmlerin satır aralarını hatırlatır. Ulusal çıkarlar yıllar içinde değişebilse de o çıkarları savunabilmek, başkalarının çıkarlarına kurban gitmemek ve tarih sahnesinden silinmemek için ulusal çıkarı ulaşılabilir kılmak gerekir. Yani zamanı ve mekânı doğru tahlil etmek, doğru hamleler yapmak ve yenilenmek icap eder her koşulda. 

 

Birinci dünya savaşında “ulusal çıkarları” yaşatmak için disiplinli ordular gerekliyken soğuk savaş döneminde “nükleer tehdidin” etkisiyle savaşı başlatmama bir tercihe dönüşmüştür. Nükleer silahlar kullanmak için değil kullandırmamak için kullanılmıştır. 21.yy’ın ana konusu ise silahlardan daha fazla zihinlerdir. İletişim araçlarının devasa gelişimi ve yaygınlığı göz önüne alındığında ele geçirilmiş beyinler yüzlerce tanktan çok daha değerli hale dönüşmüştür. Artık tanklar başrolde değildir. Teknoloji, moda, sinema, spor, televizyon, müzik,… ya da pazarlanabilir olan her şey öne çıkmış, silahlar sadece perde gerisinin araçlarına dönüşmüştür.

 

Türkiye de bu değişimden nasibini almıştır. Ulusal çıkarları diğer devletlere karşı savunamasa da birilerinin çıkarları için TSK’ya karşı televizyonla, gazeteyle, işbirlikçi gazeteciyle, sözde aydınlarla beraber büyük bir saldırı gerçekleştirilmiş ve TSK’nın dokunulamaz görünen her duvarı yerle bir edilmiştir. 

 

TSK, beyin yıkama operasyonlarının gölgesindeyken kıs kıs gülenler bugün Ortadoğu’da Türkiye’ye karşı silahsız bir savaş yürütüldüğünü muhtemelen anlamıyorlar. Muhtemeldir ki, Şah Mat operasyonunu başarı diye pazarlayanlar Türk devletinin “ulusal çıkarlarının” Fırat’ın sularına gömüldüğünü, yerle bir olanın Süleyman Şah Saygı Karakolu değil, Türkiye’nin imajı olduğunu anlamıyorlar.

 

Fakat daha kötüsü Türk milletinin bir kısmı da yaşananları tam olarak anlayamıyor. 13 yıldır maruz kaldıkları ağır psikolojik operasyonlar sebebiyle “ulusal çıkar” kavramının bile anlamını unutmuşlar. Düşmanlarını dost, gerçek dostlarını da düşman olarak görüyorlar. Hükümet koltuklarında oturan muktedirler de sağda solda caka satıyorlar.

 

Ancak yıkanan beyinlerin bir anda nasıl tertemiz hale gelebileceğinin de örnekleri var. Gerçekle bağını koparan ve adeta robota dönüştürülen insanlar büyük şoklar sonucunda bir anda zincirlerinden kurtulabiliyorlar. Bu anlamda Türk milletine karşı psikolojik savaş yürütenler başarıya en yakın olduklarını düşündükleri anda yerle bir olmaya da o kadar yakın olacaklar. Yıkımdan belki bir dakika önce yaşanacak şok sayesinde 13 yıllık esaretten kurtulacak Türk milleti. İşte o zaman Türk milletinin çıkarı için neler yapılması gerekiyorsa onlar yapılacak. Tüfek icat oldu diye eğri kılıcını paslanmaya bırakmayıp tüfeğin de üstadı olmayı öğrenecek insanlar. Erdemi, fedakârlığı, iyiliği ve dayanışmayı değişen zamana ve mekâna göre yeniden inşa edecek soylu yurttaşlar. O gün geldiğinde 13 yıldır zulmedenlerin korkaklığı da anında anlaşılacak. Beyin yıkama operasyonları böylece son bulacak.

 

Gazi Koray Gürbüz

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım