Bu haber 25 Şubat 2015, Çarşamba 20:46 tarihinde eklendi. 792 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Asker Kişiye Yönelik Kanuna ve Anayasaya Aykırı İnfaz Uygulaması

Hukuk bilgisi ve muhakeme kaabiliyeti ile mevcut uygulamaları analizlerine her zaman itibar ettiğim devrem Sn. Cabir Bülent ŞERİFLER ile yapmış olduğumuz söyleşide, 5 yıl ve daha az ceza alanların cezalarını açık ceza infaz kurumlarında çekmelerine ilişkin olarak tanınan hakların askeri cezaevinde hükümlü bulanan hükümlülere tanınmadığını iletti. Değerli kardeşim Sn. Cabir Bülent ŞERİFLER’in söyleşimizde ilettiği hususlar bağlamında konuyu site olarak masaya yatırmak istedik.
Asker Kişiye Yönelik Kanuna ve Anayasaya Aykırı İnfaz Uygulaması
“ASKER KİŞİYE YÖNELİK KANUNA VE ANAYASAYA AYKIRI İNFAZ UYGULAMASI”

 

Hukuk bilgisi ve muhakeme kaabiliyeti ile mevcut uygulamaları analizlerine her zaman itibar ettiğim şu an jandarma yüzbaşı olarak görevde olan Sn. Cabir Bülent ŞERİFLER ile yapmış olduğumuz söyleşide, 5 yıl ve daha az ceza alanların cezalarını açık ceza infaz kurumlarında çekmelerine ilişkin olarak tanınan hakların askeri cezaevinde hükümlü bulanan hükümlülere tanınmadığını iletti.

 

Genel olarak Türk Hukuk Sisteminde mevcut yasal düzenlemelerin aslında yeterli olduğunu ve asıl sorunun uygulama aşamasında meydana geldiğine vurgu yapan ŞERİFLER, “Askeri ceza ve tutukevlerinin yönetimine ve cezaların İnfazına dair yönetmelik” incelendiğinde asker kişi olan hükümlülere tanınan hakların 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda belirtilen sadece Kapalı ceza infaz kurumlarında hükümlü olanlara tanınan haklar ile aynı olduğunun görüleceğini iletti. Bu kapsamda 5275 Sayılı Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve DİĞER TOPLUMSAL KONUMLARI yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (madde 2) hükmüne açıkça aykırılık teşkil eden bir uygulama olduğunu belirtti. Değerli kardeşim Sn. Cabir Bülent ŞERİFLER’in söyleşimizde ilettiği hususlar bağlamında konuyu site olarak masaya yatırmak istedik.

 

MEVCUT UYGULAMA NASIL?

 

Mevcut uygulama incelendiğinde Askeri ceza ve tutukevlerinin yönetimine ve cezaların İnfazına dair yönetmeliğin asker ve sivil kişi olarak ayrıma gitmek sureti ile 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna ve Anayasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini değerlendirmekteyiz.

 

Asker kişilerin askeri olmayan suçları dolayısı ile adli mahkemelerce verilen adi suçlara ilişkin almış oldukları cezalarda süre sınırı gözetmeksizin askeri ceza infaz kurumlarında tamamlattırılmaktadır.

 

KANUNA VE ANAYASAYA AÇIKÇA AYKIRI BİR UYGULAMA

 

Anayasanın kanuni hakim güvencesi gerekçesiyle Askeri ceza kanunu madde 2 de belirtildiği üzere asker kişilerin askeri olmayan işlediği suçlara  ilişkin Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik olunurken,  5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun açık ceza infaz kurumlarında hükümlü olanlara tanınan lehe olan hakların Askeri ceza ve tutukevlerinin yönetimine ve cezaların İnfazına dair yönetmeliği bahane ederek tanınmaması anayasanın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

 

Kanuna ve anayasaya aykırı bir şekilde yapılan yönetmelikle, sadece asker kişi olduğundan hareketle askeri hükümlüye ilişkin açık ceza infaz kurumunda hükümlülere sağlanan hakların sağlanmaması, asker kişiye ayrıca daha fazla ceza vermek anlamına geldiği gibi, suç ve ceza esaslarında eşitsizlik temel hak ve hürriyetlerde daha fazladan kısıtlama yaparak kanun önünde eşitsizlik ve açık ceza infaz kurumunda yaptığı disiplinsizlik nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna konulan hükümlülerle kıyas açısından da ayrı bir cezalandırma anlamına gelmektedir.

 

Şayet yukarıda belirtildiği gibi askeri ceza infaz kurumlarında bu haklara ilişkin özel kanunlar geçerli diyerek anayasanın temelinden uzaklaşmak Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılması anlamına gelmesi gerektiğinde ısrarcı olmak ve suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilebileceğinin bir hak olduğunu iddia etmekten öteye geçemez. Bu durum Avrupa insan hakları evrensel bildirisine aykırı olup anayasanın ruhu ve amacı ile de ayrıca bağdaşmaz.

 

İDARE TAZMİNAT DAVALARINA MUHATAP OLABİLİR

 

Sivil bir mahkemeden adi suçtan taksirle hürriyeti bağlayıcı ceza alan kişi için yürürlükte bulunan kanunda yazılı halden başka bir şekilde cezasının infaz edilmesi ayrıca kişinin temel hak ve hürriyetlerine yapılmış bir kısıtlama olduğu uygulayıcısı olan idareden bu yaptırıma ilişkin tazminat sorumluluğu gerektirmekte olup, anayasaya ve kanuna açıkça aykırı olduğu görülen mevcut yönetmeliğin uygulandığından hareketle  idarenin sorumlu olmadığı söylenemez.

                       

KONUYU ÖRNEKLE AÇIKLAYALIM;

 

Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse;

 

Sivil bir kişi ile asker kişiyi yukarıdaki anlatıma konu edecek olursak asliye ceza mahkemesinden her iki kişi açısından sivil araçları ile bir yerden bir yere giderken taksirle adam öldürme suçundan 3 yıl 6 ay hürriyeti bağlayıcı ceza hükmedildiğinde günümüzde Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi hakkında 6352 sayılı 2.7.2012 tarihli kanunun geçici 3 ncü maddesinde kabul edilen 5 yıl ve daha az ceza alanların cezalarını açık ceza infaz kurumlarında çektirilmesine ilişkin kabulü gereğince;

 

a)    Sivil kişi 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda bulunan açık ceza infaz kurumlarında hükümlülüğünü tamamlayacak,

 

b)     Asker kişi Askeri ceza kanunu  madde 39 gereğince askeri ceza infaz kurumunda hükümlülüğünü 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanununda açık ceza infaz kurumunda hükümlülere tanınan hakların belirtilmesine rağmen Askeri ceza ve tutukevlerinin yönetimine ve cezaların İnfazına dair yönetmeliğinde belirtilmediğinden ve sadece kapalı ceza infaz kurumunda sağlanan hakların belirtildiğinden hükümlü hükümlülüğünü toplumsal konumundan kaynaklı cezai ayrım neticesinde daha da çok ceza almış gibi suç ve cezaların esaslığına aykırı şekilde hükümlülüğünü tamamlayacaktır.

 

                        Askeri ceza ve tutukevlerinin yönetimine ve cezaların İnfazına dair yönetmelik hükümlü açısından temel hak ve hürriyetlerden daha fazla mahrumiyet içerdiğinden hükümlüye yönelik hürriyeti tahdit, haberleşme hakkını engel, çalışma hakkı vb.. gibi anayasal hakların kısıtlayan suçların oluşumuna sebebiyet vermektedir.

 

                        Asker kişi olarak, bu yönetmelikte yapılacak ivedi değişiklikler infazda temel ilkedeki ayrımcılığı yok etmesi açısından son derece önemlidir.       

                       

SORUN NASIL ÇÖZÜMLENEBİLİR?

 

Askeri ceza ve tutukevlerinin sınıflandırmasında kapasiteden ziyade hürriyeti kısıtlayıcı hüküm süresi ve suç nevine göre açık ve kapalı ceza infaz kurumu şeklinde yeniden teşkil edilmesi,

 

Sınıfsal ayrımın ivedilikle yapılamayacağı değerlendirildiğinden Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında belirtilen kanun önünde eşitlik ve suç ve cezalara ilişkin esaslar maddeleri gereğince 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu madde 2 ve madde 54 e göre Askeri ceza kanunu 39 uncu maddesini sınıfsal ayrım yapılana kadar şeklinde ayrık tutarak işlem tesis edilmesi,

 

Bu önerilerin yapılamaması halinde ise derhal asker kişi olan hükümlülere sivil veya askeri suç işleyip işlemediğine bakılmadan hüküm süresine göre açık ceza infaz kurumunda cezasını çekmesi gerektiği anlaşılanlar için bulunduğu askeri ceza infaz kurumunda açık ceza infaz kurumu yönetmeliğine göre hükümlülüklerin istemde olduğu gibi tamamlattırılmasına,

 

Askeri ceza ve tutukevlerinin yönetimine ve cezaların İnfazına dair yönetmeliğin kanun ve anayasaya aykırı olmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi ile çözümlenebilecektir.

 

 

Askeri cezaevinde yatan hükümlülerin ailelerine ve kamuoyuna önemle duyurulur.

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım