Bu haber 10 Şubat 2015, Salı 15:24 tarihinde eklendi. 1880 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Osmanlı Federasyonu

...Binlerce Şehidin ve Gazinin kanları ile sulanan aziz Vatan toprakları bizlere emanettir. Emanete emin olmak da, uğruna Şehit ve Gazi olunan değerlerden asla taviz verilmemesini beraberinde getirmektedir. Şehit aileleri ve Gaziler olarak siyaset üstü bir anlayışla, emanetin yılmaz bekçisi olmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır!...
Osmanlı Federasyonu
 Osmanlıca tartışmaları ile başlayan gündem, Osmanlı’ya atıfta bulunan söylemlerle gelişerek farklı bir Başkanlık Sistemi tartışması başlattı. Bir sanatçının çıkıp ülkenin adının bundan sonra“Osmanlı” olmasını istiyorum ifadesinde bile bir gelişigüzellik olduğunu sanmıyorum. Belirli periyotlarla kamuoyunun bu noktadaki nabzını ölçmeyi planlayan, ölçülü bir yoklamaya tabi tutulduğumuzu söyleyebilmek mümkün.

 

Bir ülke içerisinde hangi dil, din ya da ırka mensup olursa olsun herkesi kucaklayabilecek alternatif bir isim olarak en milliyetçi düşünenleri bile cezbedebilecek “Osmanlı” kavramı ile belki de ileride getirilmesi planlanan Başkanlık sisteminin ipuçları veriliyor. Yeni ismi de herhalde“Osmanlı Federasyonu” olur diye düşünüyorum. Bir Başkanlık sistemine geçilecekse de bundan daha güzel isim herhalde bulunamazdı...

 

Bu noktaya kadar Osmanlıyla her daim gurur duyan, çoğu Türk Milliyetçisinin bile karşı çıkamayacağı bir kavramdır “Osmanlı”… Ancak beraberinde getirecekleri neler? İşte sorun burada düğümleniyor.

 

Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakanlığı döneminde bir televizyon kanalında “Başbakan İle Özel” programında yaptığı açıklamada;

 

“…Dünyada gelişmiş, güçlü ülkelere bakarsanız, bunların hiçbirisinde eyalet korkusu diye, eyalet endişesi diye bir şey yoktur. Osmanlıya baktığımız zaman, o güçlü Osmanlı’da, mesela çok daha enteresan şey var, mesela Lazistan eyaleti var. Kürdistan eyaleti var. İniyoruz güneye orada aynı şekilde eyalet sistemleri var. Bu konuda benim söylediğim şu; güçlü bir Türkiye asla eyalet sisteminden korkmamalıdır. Üniter yapı noktasındaki yaklaşım tarzı, aslında bununla alakalı bir şey değil. Siz eyalet sisteminde de bu üniter yapıyı muhafaza edebilirsiniz. Tamamıyle bunu atıp götürme diye bir şey yok. Federal yapı diyoruz. Federal yapı nedir, orada geliyor, toplanıyor zaten. Mesela şu anda diyelim ki, Almanya’daki sisteme baktığımız zaman oradaki sistemde, bölgeyi coğrafi bölge olarak eyaletin adını koyuyor, Amerika’ya bakıyoruz, coğrafi teksas eyaleti diyor mesela, Filorida eyaleti diyor. Bu şekilde ortaya koyuyor. Biz de olaya bu şekilde yaklaşabiliriz….” demişti.

 

Başkanlık sistemi yıllarca koolisyon hükümetleri nedeni ile oluşan istikrarsız yönetimlere son verecek, istikrarlı bir yönetim anlayışının kapısını aralaması açısından önemlidir. Bunun yanında, Osmanlı Federasyonunun kurulacak olması veya Osmanlı’nın yeniden dirilişi ihtimali her ne kadar vatanperver duyguları okşasa da, bu uygulama beraberinde maalesef kürdistan adı altında eyaletin kuruluşuna da kapı aralayacaktır. Tam bağımsızlık hedefine ulaşana kadar gelişecek her aşamada kendisini başarısız olarak gören bebek katili örgütün, eyalet sistemi ile yetinmeyeceği de gün gibi ortadadır.

 

Şu an güneydoğuda halk perişan ve tabiri caizse terör örgütünün eline verilmiş durumda... İstedikleri gibi kimlik sorgulayan, sözde vergi adı altında haraç toplayan örgüt, kendi sözde mahkemeleri ile dava görmeye bile başlamış. Yıllarca aziz Vatanın bölünmez bütünlüğü için mücadele eden kahraman köy korucularının içinde bulundukları durum ise adeta içler acısı. Malını mülkünü satarak batıya göç etmek isteyen terör örgütü karşıtlarının, ellerindeki gayrimenkullerini dahi satmalarını engelleyen örgüt elemanları, “ne de olsa gidecekler, bu arazileri bize bırakacaklar” diye mağduriyet üzerine mağduriyet yaşattıkları duyumlarını da almaktayız.

 

Eyalet sistemi kurulduğunda ne olacak? 

 

Başkanlık sistemi bütün sorunlara sihirli değnek dokunuşu gibi çözüm üretebilecek mi? 

 

Şu an görünen tablo durumun hiç de öyle olmayacağını açıkça gözler önüne sermektedir.

 

Çağın savaş konsepti artık değişti. Ülkeler risk alarak savaşmak yerine, tarumar etmek istedikleri ülkeleri kendi içinde karışıklık çıkararak bitirmek ve silik yönetimlere döndürerek istedikleri gibi yönlendirme yoluna gitmektedirler. Ortadoğu’da domino taşı gibi tek tek ülkelerin başına gelen hadisenin, ileride kurulması muhtemel kürdistan eyaletinin başına da geleceğini öngörebilmek için medyum olmaya gerek yok… Kendi içinde çatışmalarla yoğrulan ve taş üstünde taş bırakılmayan, ve yerini silik yönetimlere devreden devletlerin bulunduğu coğrafya ile ilgili de Tevrat’ın tekvin kitabının 15. babında geçen ifadeye baktığımızda vadedilmiş topraklar içerisinde yer alması sizce tesadüf mü? Geçen ifade aynen şöyle; "Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat nehrine kadar... bu diyarı senin zürriyetine verdim."(Tekvin 15) Evet öyle bir şey ki, belirtilen coğrafyada devletler teker teker iç savaşlarla kendi içinde taş üstünde taş kalmayacak hale getirildiler. Suriye’ye hiçbir devletin girmesine gerek kalmaksızın kendi kendilerini bitirmelerini sağladılar. Sırada hangi ülkenin olduğunu bilmek için alim olmamız da gerekmiyor.

 

Acı ilaçların üzerindeki şekerleme gibi, “Osmanlı” birleştirici kavramı altında getirilmesi muhtemel bir kürdistan eyaleti uygulaması, ülkeyi ileride bölünmenin eşiğine getirecektir. Bırakın bunu, böyle bir eyaletin kurulması halinde dış kışkırtmalar ve ayrılık tohumlarının körüklenmesiyle bölgenin Suriye’ye dönme ihtimali de hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.

 

Başkanlık sistemi kuruldu, kürdistan da kurulduğunda sorunlar bitecek diye olaya polyannacı gözle bakanlar, taşeron terör örgütlerinin arkalarındaki güç odaklarının bu ülkenin başına IŞİD gibi yeni bir terör örgütünü musallat etmekten asla imtina etmeyeceklerini akıldan çıkarmamalıdırlar.

 

Aylar öncesinde örgütün Kandil elebaşının ıslak imzalı anlaşma istiyoruz söylemleri ardından çığırtkanlığı bırakarak şu an adeta bir ölüm sessizliğine bürünmüş olması, akıllara acaba anlaşma yapıldı mı sorusunu getirmektedir. Umarız yapılmamıştır. Normlar hiyerarşisinde en üstte yer alan ve anayasa dahil hepsinin üzerinde bulunan milletlerarası anlaşmalara uyulmamasının uluslararası hukukta yaptırımları bulunmaktadır. IŞİD'e karşı savaşarak uluslararası arenada sözde kahramanlık destanı (!) yazan elikanlı terör örgütünün kendini tanıttığı ve alenen silah yardımı alabildiği mevcut ortam düşünüldüğünde böyle bir anlaşmanın olmasının nelere mal olacağını kestirebilmek mümkün değildir. Bunun yanında eskiden el atından terör örgütüne yardım yapan ülkeler, IŞİD'le savaşıyor bahanesi ile şimdi alenen silah yardımı yapmaktadırlar. Yapılan silah yardımının açılım süreci ile kontrolden çıkan sınırlarımızdan güneydoğuya getirilmediğinin, ya da ileride örgütün yapmayı planladığı muhtemel bir silahlı serhildan için örgüt sempatizanlarına dağıtılmadığının hiçbir garantisi de yoktur.

 

Her eline silah alıp dağa çıkan eli kanlı teröristle masaya oturarak, onların dayatmalarını kabul eden ve bu şekilde akan kanın duracağını zannedenler, çözümden çok çözümsüzlüğün, kaosun veya Allah korusun muhtemel bir iç savaşın tetikleyicisi süreçlerin kapısını aralamış olabilirler ki, akacak her damla kandan birinci dereceden bu kişilerin sorumlu olduğu asla akıldan çıkarılmamalıdır.

 

Olaylara ve süreçlere herkesin pozitif baktığı ya da baktırıldığı bir dönemde, muhtemel olasılıkları kaleme almamız, kanın durmasını istemediğimiz anlamına gelmemektedir. 

 

Binlerce Şehidin ve Gazinin kanları ile sulanan aziz Vatan toprakları bizlere emanettir. Emanete emin olmak da, uğruna Şehit ve Gazi olunan değerlerden asla taviz verilmemesini beraberinde getirmektedir. Şehit aileleri ve Gaziler olarak siyaset üstü bir anlayışla, emanetin yılmaz bekçisi olmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır!

 

 

                                                                                Hamit YILDIZ

                                                                                Gazi J. Yzb.

                                                                                Gazihaber.com

 

Kaynak: http://www.gazihaber.com/kose-yazisi/815/osmanli-federasyonu.html

 
Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
maşallah - 2015-02-24 23:17:35 - Kullanıcıya Mesaj Gönder - Editöre Şikayet Et
ben 5. derece gaziyim gazilik kartım yok bu kartı nerden alacağiz bilgilendirirseniz sevinirim şimdiden teşekürler

0 kişi beğendi 0 kişi beğenmedi

Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım