Bu haber 03 Şubat 2015, Salı 11:38 tarihinde eklendi. 2280 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başlık Parasını PKK Alıyor

Hakkari'de bir Gazi Vanda koruyuculuk yapmış kardeşini ve 2 amcasını şehit vermiş. Adını ve yüzünü gizleyerek anlattı.
Başlık Parasını PKK Alıyor
Gazi Koray GÜRBÜZ'ün kimliğini açıklamak istemeyen Hakkari'li bir Gazimiz ile yapmış olduğu röportaj aşağıda sunulmuştur.
 
SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?
 
Ben Van doğumluyum.  10 kardeşim var. Köyde büyüdüm.  Köyüm küçük bir köydü. Toplam 42 hane vardı. Köy küçük olduğunda okumak için ilçeye gitmek zorunda kaldım. Ortaokulu bitirdim. 7 çocuğum var; 2’si korucu.
Bizim aşiret “devlet yanlısı” olduğu için aşiretimizin büyük çoğunluğu “Gönüllü Köy Koruculuğu” yapmaktadır. Benim de babam ve 3 kardeşim koruculuk yaptı. Kardeşim ve 2 amcam teröristlerle girilen çatışmada Şehit oldu. Ben de gaziyim.
 
NEREDE GAZİ OLDUNUZ?
 
1988 yılında Van ili Bahçesaray ilçesine bağlı Sündüz yaylasında, askerlerle ortak bir operasyona gittik. Bölge teröristlerin ve kaçakçıların geçiş güzergâhı olduğu için çatışmaların yoğun yaşandığı bir bölgedir. 1993 yılında da PKK bu bölgede 13 çocuk, 24 köylüyü katletti.
Bizim önümüzde giden Asker timi pusuya düştü. Kurtarmaya giderken vurularak Gazi oldum. Uzun süre Ankara GATA’da yatarak tedavi gördüm. 4. derece malul olarak emekli oldum.  Şu anda çalışmıyorum. Hakkâri’de serbest iş yapıyorum.
 
HALEN GÖNÜLLÜ KORUCULUK YAPIYOR MUSUNUZ?
 
Biliyorsunuz bir Korucu var bir de Gönüllü korucu var. Korucu, devletten maaş alır. Gönüllü korucular, adından anlaşıldığı gibi, gönüllülük esasına göre yapıldığından maaş almazlar. Bizim köyün hepsi eskiden gönüllü koruculardı. Ancak köyümdeki gönüllü korucuların hepsi bıraktılar. Çünkü devlet eskiden olduğu gibi bizleri korumuyor, tutmuyor. Ben de mecburen bıraktım.
Biz aşiret olarak PKK terör örgütü ile mücadelede devletin yanında olduk. Çok fazla Şehit ve Gazi verdik. Hemen hemen her aile terörden çekmiştir. Bu yüzden PKK ile kan davamız var. Barışmamızın imkânı yok. Fakat şu anda PKK bölgede çok güçlü bir durumda… Asker, polis; teröristleri gördükleri halde seslerini çıkarmıyorlar. Biz de mecburen sessiz kalıyoruz.
Köyümüzde iş imkânının olmaması ve terörden dolayı herkes şehir merkezine göçtü.
 
ŞU ANDA KORUCULUK SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
 
Koruculuk sistemi terörün bitmesinde çok etkili oldu. Devlet korucuları koruyor ve kolluyordu. Ancak AKP iktidar olduktan sonra iş değişti. AKP, çözüm süreci, açılım-saçılım diyerek PKK ile işbirliği yaptıktan sonra korucular ortada kaldılar. Onlar da ikili oynamaya başladılar. Nerde işleri varsa orada iş yaptılar. Kimi zaman kaçakçı olup PKK ile işbirliği yaptılar kimi zaman korucu olup devletle iş yaptılar.
Şu anda korucuların gerçek anlamda %30 çalışmaktadır. 
Halkın bir kısmı koruculara “Kürtlere ihanet eden, halkını satan insanlar!” gözüyle bakıyorlar.
PKK ile korucu arasında büyük savaş var. Korucular büyük tehdit altında. Eğer PKK, korucuyu yalnız yakalarsa mutlaka onu infaz etmektedir. PKK, korucuya beni görme ben de seni görmeyeyim, devletten de maaşını alabilirsin diyor.
 
YAŞADIĞINIZ YERDE HALK PKK’YA NASIL BAKIYOR?
 
Şu anda hem Van’da hem de Hakkâri’de iş yaptığım için her iki yeri de iyi biliyorum. Fakat kimse benim eskiden Gönüllü Korucu olduğumu bilmediği için bir sıkıntı yaşamıyorum.
Hakkâri’de insanlar ya korucudur ya devlet memurudur ya da kaçakçıdır.
Hakkâri’de iki büyük Aşiret var;
ERTUŞİ AŞİRETİ: AKP yanlısıdır. Mensuplarının %80’ni korucudur. Köyleri sınır köyleri olduğu için kaçakçılıktan büyük pay alırlar. Fakat kaçakçılık yaparken mutlaka PKK’ya haracını verirler.
PİNİANİŞİ AŞİRETİ: PKK yanlısıdır. HDP ile iyi ilişkileri vardır. Bu aşirette kaçakçılık yapar fakat sınırda köyü olmadığı için Ertuşi Aşireti ile büyük çatışmalar yaşarlar.
Aslına bakarsanız bu iki aşiretin tek ortak yanı ikisinin de kim işine gelirse onunla iş yapmasıdır. Yani bir gün PKK’lı ertesi gün devlet yanlısı olabilirler.
Aslında halkın iş yapma bakımından pek fazla seçeneği yoktur. Ya korucu olursun ya kaçakçı ya da PKK’lı olup propaganda yaparsın. Üçü de iyi para veriyor. Bunlarla uğraşmak istemeyen Hakkâri’yi terk etmek zorunda kalıyor.
 
PKK’nın VERGİ ve CEZA SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
 
İş yapan herkes PKK’ya vergisini vermek zorunda…
 
Bugün Hakkâri’de devletten iş alan bütün müteahhitler PKK’ya vergisini, haracını vermeden iş yapamaz. Eğer vermezse PKK, ya aracını yakıyor ya da adamını dağa kaçırıyor.
Askeri kurumlara iş yapanlar bile PKK’ya vergisini vermek zorundadır. Bugün Hakkâri’de satılan bir toplu iğneden bile PKK payını alır.
PKK, müteahhitlerin devletten aldığı işin büyüklüğüne göre %5’ten başlayan dilimlere göre payını alır
PKK, kız kaçırma olaylarında eğer aileler anlaşamazsa araya girip erkek tarafına belirttiği BAŞLIK parasından pay alır. PKK, dağa kaçırdığı çocukları para karşılığında tekrar ailelerine geri verir.
PKK, örgütün ya da terörist Abdullah Öcalan’ın aleyhine propaganda yapanlara büyük cezalar verir. Bunun cezası büyüklüğüne göre ölüm cezası bile olabilir.
 
KAÇAKCILIK
 
Hakkâri’de sınır kontrolü askerin elinde değildir. Bu noktalarda hâkimiyet PKK’nın elindedir.
Kaçakçıların kullandığı güzergâh dışından başka bir güzergâhı kullanamazsın. Kullanırsan cezası ölümdür.
Çukurca, Şemdinli, Yüksekova, Esendere gibi sınır köylerinin hepsinden kaçakçılık çok kolay yapılmaktadır. Sınır diye bir şey yoktur.
Sınırı geçince PKK’nın kontrol noktaları bulunmaktadır. Bu noktalarda PKK katır başına 50 Dolar vergi alır.
Örneğin ben 3 saatte sınırı geçip 3 saatte dönebiliyorum. Bazen günde 2 sefer yapıyorum. Diyelim ki 100 katırın var. 1 katır 140 kg şeker taşır. Bir seferde 14 ton şeker getirebilirsin. Eğer 2 sefer yaparsan 28 ton şeker yapar. Şekerin Türkiye’de ton fiyatı 1300 dolar, Irak’ta ton fiyatı 400 dolar. Üstelik Türk Malı.
 
PKK UYUŞTURUCU KAÇAKCILIĞI YAPIYOR
 
PKK, bölge insanının her türlü kaçakçılığı yapmasına izin veriyor fakat uyuşturucu ve silah kaçakçılığına izin vermiyor. Çünkü bu işte büyük para olduğu için kendisi yapıyor.
Eroin Türkiye’ye hem İran üzerinden hem de Irak üzerinden gelir. Her iki ülkeden gelen uyuşturucunun kontrolü PKK’nın elindedir.
PKK bu işi yaparken kendine bağlı devlet memurlarını da kullanır. Yani herkes payını alır. 
Örneğin Eroin Irakta kilosu 4,000 Euro, Hakkâri’de 6,000 Euro, İstanbul’da 15 – 20,000 Euro olurken Avrupa’da 500,000 Euro’dur. Uyuşturucu piyasasının büyüklüğünü bu rakamlardan anlayabilirsiniz.
 
HALK PKK’YA NASIL BAKIYOR?
 
Doğuda PKK artık bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti doğunun kontrolünü PKK’ya bırakmıştır. PKK orada askerin, polisin, hâkimin, savcının görevlerini üstlenmiştir.
Kendi mahkemesinden tutun şu anda devlette olan bütün kurumların aynısı PKK’da da var.
Örneğin vatandaş Hakkâri’de Türk mahkemesine gitmez. Çünkü adliyelerde işler uzun sürmekte fakat PKK’nın mahkemesi işleri anında çözüp payını almaktadır. Kimse PKK’nın kararına karşı gelemez.
Hiç kimse bir olay için devlete gitmez herkes ya PKK’ya ya da HDP’ye gider.
 
 
 
HALK HDP’YE NASIL BAKIYOR?
 
HDP başlı başlına iki başlı bir yapılanmadır. Hem örgütü hem de devleti kullanıyor.
Hakkâri’de HDP yetkilileri bütün toplumsal olayları PKK ile organize ederek halkı devlete karşı kışkırtıyor.
Toplumsal olaylarda çocukların taş, molotof kokteyli atmasına kadar hepsini PKK ile birlikte organize ediyorlar.
Devlet ise bu işleri yaptıran HDP - PKK ile uğraşacağına 14 – 15 yaşındaki çocukları hapse atmakla uğraşıyor.
 
Devlet bu olayları kışkırtanlara hiçbir şey yapmıyor.
 
HDP ve PKK SEÇİMLERE NASIL ÇALIŞIYOR?
 
Hakkâri’de PKK kimi gösterirse halk ona oy vermek zorunda. HDP’nin mahalle konseyleri var. Bu konseyler PKK ile birlikte çalışıyor. Konseylerde 4 -5 kişi bulunur. Konseyler, örgütten gelen talimatları halka uygulatır. Aralarındaki ilişki çok disiplinlidir.
Ayrıca Hakkâri’de hemen hemen bütün ailelerden en az bir kişi PKK mensubudur. PKK–HDP, halka “Bak senin oğlun dağda. Oğlun elimizde. Oğlunun hatırına PKK’ya oy vereceksin.” diyerek üstü kapalı tehdit etmektedir.
Seçimlerden önce seçmen sayısına göre köylerin kime oy vereceği belirlenir. PKK köylüyü “Sizin sandık numaranız belli, eğer buradan başka bir oy çıkarsa köyü yakıp yıkarız.” Diye tehdit eder. Yani hangi köyün kime oy vereceği bellidir.
 
AKP NASIL OY ALIYOR?
 
Hakkâri’de AKP, HDP ile dolayısıyla PKK ile düşmandır. AKP oylarını Ertuşi Aşiretinden almaktadır. AKP’nin adayı mutlaka aşiretin gösterdiği kişidir. AKP, mutlaka seçimden önce kendi adayını parasal yönden desteklemektedir. Parasal derken direkt olarak aşirete para vermez. Ona ihale vererek, iş imkânı sağlayarak destekler.
Aslına bakarsanız aşiretler kim işine gelirse onunla iş yapmaktadır. Bir bakmışsınız bugün AKP’li yarın PKK’lı olabilir.
Bunun dışındaki partilerin şansı yoktur. Çünkü AKP ve HDP bölgede parayı temsil etmektedir. Örneğin PKK çıksa “APO’ya özgürlük verecekler dese bile halk CHP’ye oy vermez. Çünkü orada para yoktur.”
Ayrıca doğuda kişilerin, isimlerin ve aşiretlerin çok büyük bir önemi vardır. Bu yüzden halk, parti ilkelerine ya da amblemlere oy vermez kişilere oy verir.
 
HALK APO’YA NASIL BAKIYOR?
 
AKP, terörist Apo’yu bir kahraman yaptı. Halk Apo’ya, Türkiye Cumhuriyetini hapishanede dize getiren adam diyerek büyük saygı duyuyor.
PKK-HDP de bu durumu hem yurt içinde hem de yurt dışında çok iyi kullandı. Doğuda halk ya Apo’cudur ya da ölüdür. Halk mecburen Apo’cu oldu.
Bugün Apo yanında hapis yatacak kişileri bile kendisi seçmekte.
Bu ülkenin kurucusu hakkında her gün birileri hakaret edip elini kolunu sallaya sallaya gezerken Hakkâri’de herhangi biri Apo hakkında ufacık bir kötü söz söylesin cezası ölümdür.
Sonuç olarak Apo ama isteyerek ama istemeyerek halkın gözünde kahraman yapıldı.
 
HALK DEVLET KURUMLARINA NASIL BAKIYOR?
 
Orada devlet yok. Orada devlet PKK ve HDP’dir. Devlet memurları hiçbir şekilde hiçbir şeye karışamaz.
Devletin temsilcisi Vali kolay kolay Belediye Başkanı ile bir araya gelmez. Belediye Başkanı orada Validen daha etkilidir.
Asker-Polis olaylara kolay kolay karışmaz. Asker 7-8 yıldır dağda operasyona çıkmamıştır. Bu yüzden dağlar PKK’nın kontrolündedir. Asker PKK’yı görse bile sesini çıkarmaz, görmemezlikten gelir. Bunun sebebi AKP’nin bölgede uyguladığı politikalardır.
Bununla birlikte PKK ve HDP askerin–polisin olaylara karışmadığını bildiği için büyük olaylar çıkarmakta ve sonrasında bilerek Apo’dan gelen talimatlarla olaylar durdurulmaktadır. Amaçları orada bir otorite boşluğu göstererek kontrolün PKK’da olduğunu hem Türkiye’ye hem de dünyaya göstermektir.
Bölgede 2000 yılında terör tamamen bitmişti. Devletin otoritesi her yerde geçerliydi fakat AKP iktidarı ile her şey anlamadığım şekilde ve hızda değişti.
 
HALK ANADİLDE EĞİTİM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?
 
Benim anadilim Kürtçedir fakat Kürtçe hiçbir yerde kullanılmamaktadır. Kaldı ki şu anda herkesin anlayacağı bir Kürtçe bile bölgede yok. Yani Hakkâri’nin iki köyünde bile şiveler farklıdır.  Yani Hakkârili Şırnaklıyı anlamaz, Şırnaklı Mardinliyi anlamaz, Mardinli Vanlıyı, Ağrılıyı, Siirtliyi anlamaz.
PKK ve HDP’nin bunu istemesinin tek sebebi siyasi kargaşa çıkarmaktır.
 

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım