Bu haber 26 Ocak 2015, Pazartesi 10:14 tarihinde eklendi. 1656 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şehit ailesini 6 TL ile vurdular

Şehit yavrusunun acısına dayanamayan anne, felç geçirdi. Bakımı için aylık bağlandı. Bakanlık ‘Ailenin geliri 6 lira fazla çıktı!’ diyerek, aylığı kesti. 5 yıllık yardımın faiziyle geri istenmesi, aileyi yıktı
Şehit ailesini 6 TL ile vurdular
ÖNDER Yıldırım, vatani görevini yaparken 20 yaşında sehit oldu. Annesi acısına dayanamadı felç geçirdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bakımı için muhtaç aylığı bağladı. Aylar sonra evin geliri, yardım için belirlenen sınırı 6 lira aştı diye ödenen aylık 35 bin lira olarak geri istendi. Şehit babası Fahri Yıldırım, “Benim oğlum bedelli askerlik  yapmadı. Oğlum, bedelini canıyla ödedi. Devletin bir tarafı har vurup harman savururken, lafa geldiğinde ‘Bizler şehit ailelerinin herzaman yanınızdayız! Sizler bize emanetsiniz’ derken, devleti dolandırmışız gibi bizi rencide ediyorlar” diyerek isyan etti.

 

HAMALLIKLA GEÇİNİYOR

 

Şehit ailesini Ankara’daki evlerinde ziyaret ettik. Baba Fahri Yıldırım, yoksulluktan okuyamamış. 69 yaşında. Çobanlık, hurdacılık, amelelik ve hamallık yapmış, 5 çocuğunu büyütmüş. Ama yokluk, çocukların da okumasına engel olmuş. Baba Yıldırım, oğlu 1996 yılında şehit olduktan sonra neler yaşadıklarını anlattı:

 

“Annesi Hatice üzüntüden hasta oldu. 1999’da beyin kanaması geçirdi, felç kaldı. 2009’da bakıma muhtaç olan hastalara devlet asgari ücret tutarında bakıcı aylığı bağlamaya başlayınca, eşime bakıma muhtaç olduğuna dair ‘heyet raporu’ aldık. Bu raporla Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne başvurduk. Bize eşimi bir Rehabilitasyon Merkezi’ne de yatırabileceklerini ya da bir bakıcı tutmamız halinde asgari ücret kadar ödeme yapabileceklerini söylediler. Rehabilitasyon Merkezi’nde kalacağına bizim yanımızda kalmasını uygun görerek bakıcı olarak gelinimi gösterdim.  Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, bakıcı ücreti verirken haneye giren toplam paradan kişi başına düşen payın asgari ücretin üçte ikisini geçmemesine dikkat ediyormuş. 2014 yılında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nden gelen yazıda, kişi başı gelir asgari ücretin üçte ikisini 6 TL geçtiği için, bizden 2009 yılından bugüne kadar ödenen toplam 35 bin lirayı ve faizini geri istediler.”

 

‘DERİNDEN YARALANDIK’

 

“Durumu Jandarma Şehit Gazi İşlem Şubesi’ne söyledim. Onlar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü ile yaptıkları görüşme sonucunda, beni bir af kapsamına sokarak boruc bir miktar düşürdüler.  Fakat benim bunu bile ödeyecek durumum yoktu. Çünkü kira, elektrik, su, ısınma derken maaştan bir şey kalmıyor. Ben sağdan soldan gelen yardımlarla geçiniyorum. Bakıcı ücreti kesildi. Yeni bir rapor ile kızımı bakıcı göstererek tekrar müracaatta bulunduk. Bu müracaatımız da 15.01.2015 tarihinde Mamak Kaymakamlığı Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden gelen bir yazıya göre reddedildi. Benim eşim, oğlum şehit olduğu için üzüntüden hastalanıp felç kaldı. Şu anda bakıma muhtaç. Benim bakacak gücüm yok. Bu yaşananlar, bizi derinden yaralamıştır.”

 

BABASINA PİKAP KAMYONET ALACAKTI

 

Önder Yıldırım, 1 Eylül 1996 tarihinde Van’ın Çaldıran ilçesi, Kapı Sınır Karakolu’da bir grupteröristin saldırısında şehit oldu.

 

Yıldırım, ilkokulu bitirdikten sonra çalışmaya başlamıştı. Fahri Yıldırım, oğlunun fedakarlığını şu sözlerle anlatıyor, “Ankara İvedik’teki hurdacılar sitesinde beraber çalıştık. Çok tutumlu bir çocuktu. Bana sürekli ‘Baba seni hamallıktan kurtaracağım. Askerden sonra sana bir pikap alıp birlikte kâğıt toplarız’ derdi.”

 

Önder Yıldırım, yaşlı babasının hamallık yapmasını hiç istemiyordu. Kazandığı parayı biriktirdi. Çalıştığı yere iki minibüsle gidiliyordu fakat o, her gün 8 km yürüyüp tek minibüse biniyordu. Şehit olduktan sonra, ailesi para biriktirdiğini öğrendi. Baba Fahri Yıldırım, “Hurdacılar Kooperatifi’nde çalışıyordu. Aldığı tazminatı ve maaşları hiç harcamadan dayısının oğluna vermiş.

 

Şehit olduktan sonra dayısının oğlu bize Önder’in parasını getirdi. İzne geldiğinde benim zorla verdiğim parayı ve Van’da biriktirdiği parayı da dayısının oğluna vermiş. Askerde de parasını hiç harcamamış. Para vermek istediğimde, ‘Gönderdiğini harcamadım’ dedi. ‘Oğlum hiç mi canın bir şey istemedi? Bir tatlı bile almadın mı?’ dedim. O da bana ‘Baba sen hamallık yaparak para kazanırken ben senin paranı nasıl yerim!’ deyince içim burkuldu. Şehit haberini aldıktan aylar sonra oğlumun şehit olduğu karakolu aradım, Komutanı ağlamaktan konuşamadı.”

 

2 OĞLU DA AYNI ANDA DOĞU’DA ASKERLİK YAPTI

 

“Şehit oğlum Önder ve diğer oğlum Oktay, ikisi de Hatay Serinyol Jandarma Er Eğitim Birliği’nde acemi eğitimlerini yaptılar. Önder Van’a, Oktay Diyarbakır’a gitti. Oktay bana sürekli ‘Baba benim bulunduğum yer rahat. Terör olayı olmuyor. 2 kardeşe aynı anda doğuda askerlik yaptırmıyorlarmış. Sen Askerlik Şubesi’ne git dilekçe yaz. Önder abim Van’da askerlik yapmasın’ derdi. Kira ödüyor, evin ihtiyaçlarını bile zor karşılıyordum. Doğuda az da olsa bir maaşları vardı. Oktay’a bunları anlatıp konuyu kapatıyordum.”

 

AÇILMAMIŞ MEKTUPLAR

 

bir gün hiç tanımadıkları biri, ailenin kapısını çaldı. Elinde şehit oğullarının mektupları vardı. Mektuplar yanlış adrese gitmişti. Baba Fahri Yıldırım, “Bize, kendisine sürekli bu mektuplardan geldiğini, en son dayanamayarak mektupların sahibini aradığını ve bizi bulduğunu söyledi. Önder adresi yanlış yazmış. Şehit olduktan sonra birliğinden eşyalarını gönderdiler. Eşyaların arasında bize yazdığı, iade olmuş mektuplar açılmamış şekilde duruyordu. O mektupları okumak bizim için çok zordu” diyor.

 

Gazi Koray Gürbüz

 

 

Kaynak: Aydınlık Gazetesi

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan sehitgazihaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
email
EN ÇOK OKUNANLAR
yol durumu
Ücretsiz Seyahat Kartı Tasarımını Nasıl Buldunuz?
Beğendim, çok güzel olmuş
Beğenmedim, beklentilerimden çok uzak bir tasarım